When Jonas, a 13-year-old with Tourette's, realizes that singing in a village church's boys' choir alleviates his symptoms, he becomes determined to secure a spot in the ensemble.
Konusu gerçek bir hayat hikayesinden filmde Tourette sendromlu Brad Cohen'in hastalığına rağmen azimli mücadelesi anlatılıyor. Bazen küçük bir çocuğu dinlemek, onun kendini ifade etmesi sağlamak, sonrasında "İyi iş çıkardın!" demek ve tebessümle teşekkür etmek onun hayatında fark yaratabiliyor ve yeni bir dünyaya kapı açabiliyor. Sonuçta o gün o çocuk, hasta olmasına rağmen öğretmen olmaya karar verdi ve sonrasında bu çocuk isteğinden hiç bir zaman vazgeçmedi, asla da pes etmedi. Mezun olduktan sonra başvurduğu 24 okula öğretmen olarak kabul edilmedi ama o yılmadan arayışına devam etti. Fark yaratmak için kararlıydı; sonunda bir okul kabul etti. Önce kendini tanıttı, sonra sevdirdi ve en sonunda da okulunda yılın öğretmeni seçildi.
John Davidson’ın yaşam öyküsünden uyarlanan film, 1980’lerin Britanya’sından günümüze uzanan ilham verici bir dönüşüm hikâyesi. On beşinde Tourette teşhisi alan John; önyargılarla dolu gençlik yıllarını ve yetişkinliğe geçiş sürecini, nezaketin gücüyle aşıyor. Bu, yanlış anlaşılan bir çocuğun, dünyayı değiştiren bir adama dönüşme yolculuğu.
Serebral palsi hastası altıncı sınıf öğrencisi son derece akıllı ve keskin zekâlı Melody Brooks, konuşamadığı ve tekerlekli sandalye kullandığı için sınıf arkadaşlarıyla aynı olanaklara sahip değildir. Genç bir eğitimci, öğrencisinin potansiyelini fark eder ve yaygın eğitime katılmaya karar veren Melody, ne söylediğinin nasıl söylediğinden daha önemli olduğunu gösterir.
Teen Spirit, hayallerine kavuşabilmek için şarkı yarışmasına katılan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Violet, küçük bir kasabada yaşayan utangaç bir genç kızdır. En büyük tutkusu şarkı söylemek olan genç kız hayallerinin peşinden gidebilmek için kasabadan ayrılmayı planlar. Bir şarkı yarışmasının ilanlarını gören Violet için hayalleri doğrultusunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Ona bu zorlu macerasında karşısına çıkan bir akıl hocası yardım eder. Bu uluslararası yarışma Violet’ın sadece yeteneğinin değil dürüstlüğünün ve hırsının da teste tabi tutulmasına neden olur. Akıl hocasının desteği ile hayallerine kavuşabilmek için ter döken genç kız, yüzlerce rakibini geride bırakıp yarışmayı kazanabilecek midir?
15 yaşındaki Gracie, New Jersey'de üç erkek kardeşin içinde tek kız olarak ailesi ile birlikte mütevazi bir hayat sürmektedir. Ailenin en büyük takıntısı spordur; arka bahçede yapılan futbol maçlarının yanı sıra sabahtan akşama yapılan tek sohbette spordur. Büyük kardeşi Johnny okulun gözde futbolcularından biridir, ancak bir araba çarpması sonucu hayata veda eder.Gracie hem kardeşinin anısını taze tutabilmek, hem de spor tutkusunu yerine getirebilmek için futbol takımına girmeye karar verir. Oysa 1978'te kadın futbolcu yoktur ve Gracie öncelikle bir kadının da futbol oynayabileceğini kanıtlamak zorundadır.
11 yaşındaki Chrissa ailesiyle Minnesota'ya taşınır. Öğrenim yılının ortasında gerçekleşen bu taşınma ve okuldaki zorbalık yüzünden Chrissa zorluk çeker.