Yetenekli ve genç bir şarkıcı ve ilham verici söz yazarı’nın Hristiyanlık inancı ve aile bağları, papaz babasına baş kaldırıp, pop yıldızı olmak istediğinde test edilir.
In the early 1960s, a quintet of hopeful, young African-American men form an amateur vocal group called The Five Heartbeats. After an initially rocky start, the group improves, turns pro, and rises to become a top flight music sensation. Along the way, however, the guys learn many hard lessons about the reality of the music industry.
Yedi yaşında küçük Bobby'nin kalbi geçirdiği ateşli romatizma sonucu hasar gördü. Öyle ki onbeş yaşını bile görmesi beklenmiyordu. Ailesi bütün enerjisini onun bakımına harcadı. Zayıf kalbi hayatında gözardı edilemeyecek bir gerçekti ama eski bir şarkıcı olan annesi Polly oğlunu hayatın bambaşka bir gerçeği ile daha tanıştırdı: müzik. Müzik zamanla Bobby'nin hayatla yaptığı bir anlaşma oldu, onu yıldızlığa taşıdı. Amerika'nın favori gösterilen genç oyuncusu Sandra Dee (Kate Bosworth) ile hayatını birleştirdi. Zamanla Bobby'nin engellenemez hırsı özel yaşamını zehirlemeye başladı. Bunalımlı geçen uzun bir dönemin ardından Bobby ailesi, arkadaşları, olağanüstü yeteneğinin farkına vararak sonunda kim olduğunu keşfetti ve yaşamın onun için ne kadar değerli olduğunu.
Ghost is an ideological musician and leader of a jazz band who would rather play his blues in the park to the birds than compromise himself. His peripatetic performances lead him to cross paths with a singer, while his masculinity is thrown into question following a violent brawl.
Atlanta/Georgia’da Cyrus DeBarge ve en iyi arkadaşı Kris McDuffy çocukluk arkadaşları ve plak şirketi bir gençlik kulübünün şarkı yazma yarışmasına sponsor olan genç şarkıcı yetenek Roxanne “Roxie” Andrews ile yeniden buluşurlar.