South America, 1960. A lonely and grumpy Holocaust survivor convinces himself that his new neighbor is none other than Adolf Hitler. Not being taken seriously, he starts an independent investigation to prove his claim, but when the evidence still appears to be inconclusive, Polsky is forced to engage in a relationship with the enemy in order to obtain irrefutable proof.
Zengin çocukların evsizlerle yaptığı boks gecelerinin birinde bir evsiz adam maçtan galip çıkar. Zengin çocukları adına para karşılığında evsizleri dövmeye başlayan adamın hikayesi anlatılıyor.
Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.
After the lewd and frenetic Dance of the Seven Veils, and with the solemn pledge from the very lips of Herod himself that she could have whatever her heart desires up to half his kingdom, wanton and proud young Salomé comes before her king with an unreasonable demand. Beguiled by John the Baptist, and then scorned for the sake of his god, lascivious Salomé—encouraged by her mother, the vindictive, Herodias—commands that John be executed and his head delivered on a silver platter.
Lizbon'da görme engelliler için hizmet veren bir okula İngiltere'den getirilen ve sıra dışı eğitim yöntemleriyle meşhur olan Ian, zamanla tüm öğrencilerin hayatını değiştirir. Ian'ın eğitimi sesler ve yankılar aracılığıyla dışarıdaki dünyayı hayal etmeyi ve bu sayede bir nevi görmeyi sağlamaktadır. Kendisi de görme engelli olan Ian bu yöntem sayesinde baston kullanmayı bırakmış ve tıpkı gören bir insan gibi hareket ederek şehirde tek başına dolaşabilmektedir. Öğrencilerden bazıları onun görme engelli olduğundan şüphe duymakta bazı yöneticiler ise onun geleneksel olmayan eğitim yöntemini tehlikeli bulmaktadır. Ian'ın varlığı bir şekilde herkesin hayatını değiştirirken, kimseyle iletişim kurmayan ve derslerden uzak duran genç ve güzel Eva, onun sayesinde kısıldığı kapanından çıkmayı başaracak ve yaşamın büyüsünü keşfedecektir.
Yakın iki arkadaş çok geçmeden birbirlerine düşman olacaktır. John Cusack (America's Sweethearts, Say, Anything) ve James Spader (sex, lies and videotape, Pretty In Pink) hukuk okulundan Washington'un güç mücadelesiyle dolu koridorlarına uzanan iki arkadaşın dramını canlandırıyor. Cusack, alt sınıftan kongre üyeliğine kadar tüm basamakları hızla tırmanan ve ona güvenen herkesi bu uğurda feda etmiş Peter'ı canlandırıyor. İhanet ettikleri arasında idealist arkadaşı Tim (Spader) de bulunmaktadır. Tim bir arkadaşa ihaneti asla düşünmemektedir ancak ihanete uğrayanın kendisi olması durumu değiştirecektir...