Gerçeklik televizyonunun bayağı aşırılıklarına öfkelenen, kendini kültür savunucusu ilan eden bir kişi, amacına ulaşmak için birkaç çok ünlü ama tanınmayan kişiyi kaçırır; ancak suçları sadece daha fazla magazin çılgınlığına yol açar.
Beklenmedik bir trafik kavgası sonucunda oğlu ağır yaralanan öfkeli bir baba, duygusal çalkantılar ve intikam hırsı nedeniyle karanlık bir yola sürüklenir.
Tommy Bundy and Sincere are best friends as well as infamous and ruthless criminals and shot-callers in the hood. Respected by many but feared by all. As the police are closing in on them and new players are looking for a come up, will their reign last?
Barney Thomson, awkward, diffident, Glasgow barber, lives a life of desperate mediocrity and his uninteresting life is about to go from 0 to 60 in five seconds, as he enters the grotesque and comically absurd world of the serial killer.
Lodge ailesi, sakin ve sıradan insanların yaşadığı, huzurlu bir banliyö mahallesi olan Suburbicon’da yaşamaktadır. Bölge aile kurmak için uygun bir yer gibi görünür. Fakat bu muhteşem görüntünün ardında rahatsızlık verici gerçekler vardır. İyi bir eş ve baba olan Gardner Lodge, mahallenin ihanet, aldatma ve şiddet dolu gizemli bölgelerini keşfe çıkar ve karanlık sokaklarda tehlikeli bir maceraya atılır.
Çölün ortasında arabası bozulan psikiyatrist Karen, garip davranışları olan Texas'lı bir çiftin arabasına biner. Fakat yolda işler, çiftin arasındaki bir kıskançlık krizi sonucu hiç de iyi gitmez. Kendi canını, neresi olduğunu bilmediği bir binaya girerek kurtaran Karen, burada bir çeşit zaman makinesi deneyi ile karşılaşacak ve geri gidip işleri yoluna sokmaya çalışacaktır. Peki acaba, en az kayıpla günü kurtarabilmesi için, bunu kaç kez yapması gerekecektir? * butterfly effect filmlerinin babası sayılabilecek, tabii ki kat kat daha başarılı ve sürükleyici bir film.. daha az mantık hatası da cabası * Zaman temalı ve zamanda geri dönüş filmlerini seviyorsanız, bu kıyıda köşede kalmış ve unutulmuş bu güzelim filmi kaçırmayın derim.
Frank gittikçe kötüleşen Amerikan kültüründen bıkmıştır. Boşanmış, yakın zamanda işinden olmuş ve muhtemelen de tedavisi olmayan hastalığa yakalanmıştır. Kendi canına kıymak yerine bir silah satın alır ve tüm öfkesini başta televizyonda gördüğü iğrenç TV kişilikler olmak üzere; acımasız, salak ve hayal edebileceği en hoşgörüsüz insanları öldürerek çıkarmaya karar verir. Frank'in bu yolculuğuna kendisi ile aynı öfkeyi ve yalıtılmışlığı hisseden lise öğrencisi Roxy ile eşlik etmektedir. İkili tüm ülkeyi kapsayan, ülkenin en rahatsız tiplerini hedef alacak bir öldürme harekatına girişeceklerdir.