When a mute makeup/special effects artist working on a low-budget slasher film gets locked in a dilapidated Moscow movie studio late one night, she thinks she witnesses the making of a snuff film. Thus begins a night of terror.
İngiltere'den ters giden bir işten kaçtıktan sonra, talihsiz bir tetikçi, yeni suç patronunun oğluna bakıcılık yapmak ve ona nasıl adam olunacağını göstermek zorunda kalır.
Dedektifler "Mezarcı" Jones (Godfrey Cambridge) ve "Tabut Ed" Johnson (Raymond St. Jacques) daha çok para kazanmak için "Afrika'ya Dönüş" kampanyası adlı koca bir dümen düzenleyen siyahi Rahip Deke O'Malley (Calvin Lockhart) vakasını enine boyuna araştırmaktadır. Fakat O'Malley'nin aklanan parasının 87.000 doları bir pamuk balyasına gizlenince, Mezarcı ve Tabut, birden yükselen pamuk fiyatlarıyla ilgilenmeye başlayan tek kişiler olmadıklarını fark ederler! Balyayı bulmak için Harlem'in altını üstüne getiren iki dedektif, 87.000 doları ele geçirmek ve önlerine çıkan herkesi saf dışı bırakmak için mafyayla, polisle, siyahi militanlarla ve daha birçoklarıyla kıran kırana bir mücadeleye girer!
Miami’nin önde gelen mafya tetikçisi Cuda (Banderas), patronu Estelle’in (Kate Bosworth) siber seks kaçakçılığı işine bulaştığını ve arkadaş olduğu genç bir kız olan Billie’yi (Zolee Griggs) tehlikeye attığını öğrenir. Cuda, hayatını ve ailesiyle ilişkisini kurtarmak için kendi suç örgütünü yıkmaya karar verir. Genç dövüşçü Stray (Mojean Aria) ile iş birliği yaparak Billie’yi kurtarmaya çalışır, ancak bu süreçte mafyanın hedefi haline gelir. Film, Cuda’nın kefaret arayışını ve fedakârlıklarını konu alıyor. Banderas’ın güçlü performansı öne çıksa da, klişe bir hikâye ve yavan senaryo eleştirilmiştir.