The film is set in the 1930s and 1940s in Japan. It is narrated from the memoirs of Taki Nunomiya as an old woman. In 1930, she left Yamagata for Tokyo as an indentured servant to work as a housemaid.
Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.
Misako'nun mesleği görme engelliler için filmlere eklenen sesli betimlemeler yazmaktır. Tutkusu ve işine olan bağlılığı nedeniyle bir filmi görme engelli izleyiciler için mümkün olduğunca erişilebilir kılmak için renkler ve dokularla dolu betimlemeler yazar. Yazdığı betimlemelerin test edilmesi için film, 10 görme engelliden oluşan bir gruba dinletilir. Prömiyer öncesi gösterimlerden birinde, yavaş yavaş görüşünü ve zanaatını uygulama yeteneğini kaybeden ünlü bir fotoğrafçı olan Masaya ile tanışır. Masaya, Misako'nun yazdığı betimlemeleri sert bir şekilde eleştirir. Yazdığı özenli betimlemelerdeki soğukluğu görebilmesi için Misako'ya yardım eder. Aralarında ortaya çıkan farklılıklara rağmen her ikisi de daha önce gözlerine görünmeyen bir dünyayı keşfetmelerine olanak tanıyan güçlü bir ilişki kurmayı başarır.
Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.
A high school girl wakes up each day with no memory of the day before. When she agrees to date a shy classmate, Toru, he begins to fall for her—despite her rule against falling in love.
Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.
Film yakışıklı, zeki ve maceraperest bir insan olan Robin Cavendish'in 28 yaşında doktorlar tarafından çocuk felci teşhisi konulması sonucunda birdenbire değişen hayatını konu alıyor. Boynundan aşağısı tamamen felç olan ve nefes almak için bir makineye muhtaç olan Robin Cavendish, doktorların ilk başta umutsuz konuşmasına rağmen umudunu yitirmeyerek uzun yıllar hayata tutunmasıyla adından söz ettirmiştir.