Oscar adayı senarist Peter Morgan'ın İngiltere'nin eski başbakanı Tony Blair üzerine kaleme aldığı üçlemenin son halkası…1993-2001 tarihleri arasında geçen film, Blair'in ABD Başkanı Bill Clinton ile özel dostluğunu anlatıyor. Hırslı İngiliz politikacı Tony Blair (Michael Sheen) 1993'te Washington'a gider ve Bill Clinton (Dennis Quaid) ile tanışır. 1997'de Blair İngiltere Başbakanı olur. ABD ve İngiltere, Blair ve Clinton'ın işbirliği ile 'ortak çıkarlar' doğrultusunda hareket etmektedir. Bu dönemde dünyanın gündemine Monica Lewinsky skandalı ve Kosova krizi damgasını vurur.
Filmde Bill Gates, Steve Jobs (şu anda Apple’ın başında), Steve Wozniak, Steve Ballmer (şu anda Microsoft’un başkanı), ve Paul Allen (şu anda yatırımcı) gibi tanıdık simaların, ünivesite yıllarından başlayarak Microsoft ve Apple’ı kuruşu özetleniyor.
Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.
2 Nisan 1982’de Arjantin’in Falkland ve Güney Georgia Adalarını işgal etmesi ile başlayan ve altı hafta süren Falkland Savaşı’nda yaşanan krizi odak noktasına alan film, o dönem İngiltere’nin başında olan Margaret Thatcher’ı ve yaşananları beyazperdeye taşıyor. Güç ve güç için ödenen bedellerin konu alındığı hikâye benzersiz ve evrensel olarak nitelendiriliyor. 20. yüzyılın en etkili ve ünlü kadınlarından Thatcher, erkek egemen bir dünyada, sınıf ve cinsiyet engellerini çökerten bir kadın olarak bilinmesinin yanı sıra, aldığı sosyal ve politik kararlar yüzünden hayli sert eleştirilere maruz kalmıştı...
Richard Jewell, 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Centennial Olympic Parkı’nda yaşananlara odaklanıyor. 1996 yılında düzenlenen Yaz Olimpiyatları sırasında Centennial Olympic Parkı’nda bombalı saldırı düzenlenmiştir. Yaşanan olayların suçlusu ise Richard Jewell görülür. Güvenlik görevlisi olarak çalışan Richard Jewell, saldırı sırasında onlarca insanın hayatını kurtarsa da basında çıkan haberler onun terörist olduğunu söylemektedir. Olayın ardından hayatı tepetaklak olan Jewell’in suçsuz olduğu ise birkaç ay sonra ortaya çıkar. Gerçek suçlunun ortaya çıkması ile aklanan Richard Jewell’in hayatı ise asla eskisi gibi olmaz.