Gerçek olaylara dayanır, Fentanil (nam-ı diğer Fildişi Kral), hapishane çetelerinin elindedir. Oklahoma'da polis olan Layne West, 777 Karteli'nin ve liderleri Ramon'un peşindedir. West'in ergenlik çağındaki oğlu Jackʼin fentanil kullanmaya başlaması ve bunun yakınları üzerindeki yıkıcı etkileri davayı kişisel bir meseleye dönüştürür.
Auburn, Güney Dakota’da 3 hafta önce bir soygun yaşanmıştır. Yaşanan soygun 5 kişilik bir ekibin işidir. Polislerin sistemli çalışması ile soygunculardan 4’ü yakalanmış ve hapse atılmıştır. Ancak ekibin 5. üyesi kayıptır. Polis her yerde ekibin 5. elemanı olan yaralıdır ve kanundan kaçmak için ölümü bile göze almıştır. Ancak kurtarıcısı hiç ummadığı biri olacaktır. İşitme engeli bulunan küçük bir çocuk olan Wesley, yaralanan adamı güvenli bir sığınağa taşır. Orada yaralarını sarar ve iyileşmesi için başında bekler. Zaman içinde bu küçük çocuk ve tehlikeli kanun kaçağı arasında sıradışı bir arkadaşlık oluşur. Wesley iyileşmesine yardım ettiği bu gizemli yabancıya bir hayli bağlanmıştır. Ancak polis Wesley’nin kapısına dayanıp onu sorular sormaya başladığında asıl tehlike başlayacaktır. Bir taraf seçmek zorunda kalan Wesley, yeni arkadaşı için işleri daha da kötü hale getirme potansiyeline sahiptir...
Film, üst düzey suçluların tutulduğu gizli bir CIA üssüne getirilen çok aranan bir suçlunun, hücresinden kaçarak üssün kontrolünü ele geçirmesi sonrası bu sefer kendilerinin hapis kaldığı tesiste mücadele veren CIA ajanı Abby'nin hikâyesini anlatıyor.
Jens Lapidus’un çok satan ‘Stockholm Noir Üçlemesi’nin ilk kitabından uyarlanan film, sınıf atlama ve uyuşturucu ticareti hakkında nefes kesici, etkileyici bir film. Yönetmen Espinosa’ya Hollywood kapılarını açan bu başarılı filmde hikaye karakterleri değil, karakterler hikayeyi sürüklüyor.
Omar Epps, Will Catlett, Erica Tazel ve Michael Ealy'nin başrollerini paylaştığı, aile, ahlak ve kefaretle ilgili bu suç geriliminde sınırlar ve bağlar sınanıyor.