Güney Afrika'daki Cape Town'da rakip kaçakçılık çeteleri arasında savaş patlayınca, dürüst bir polis güçlü bir suç örgütü patronu için çalışmak zorunda bırakılır.
He’s a Wardriver: a hacker who steals from banks, not people—until he’s noticed. Now the money turns violent, and the woman caught in it could save him or kill them both.
Anthony Lowe (Van Damme) çalıştığı birimde çok da sevilmeyen bir polistir. Düzenlediği basın operasyonu başarısızlıkla sonuçlanır. Hem tüm New Orleans'ı haraca kesen Callaghan (Stephen Rea) ellerinden kaçmıştır hem de iki polis memuru hunharca öldürülmüştür. Lowe, öç almaya and içer. Callaghan ile geçmişten kalan bir hesapları da vardır. Lowe, bir yandan mafyayla boğuşurken diğer yandan da sorunlu evliliğini kurtarmaya çalışmaktadır. Eşi Valerie (Selina Giles) hamiledir. Ama çocuk başkasındandır. Mafyanın acıması yoktur. New Orleans sokakları daha önce hiç tanık olmadığı bir kan gölüne dönüşecektir
Zee, "Ölülerin Kraliçesi" olarak bilinen korkulan bir tetikçidir ancak genç ve kör bir kadını öldürmeyi reddettiğinde hem suç meslektaşları hem de kararlı bir polis dedektifi tarafından avlanır.
The Virtuoso, akıl hocasına olan borcunu ödeyebilmek için yeni bir görev üstlenen profesyonel bir suikastçıya odaklanıyor. Hedefinin izini sürmek ve öldürmekle görevlendirilen suikastçıya, diğer görevlerinin aksine bu görevi için fazla istihbarat verilmez. Hedefinin ne ismi ne de fotoğrafı verilir, yalnızca saat beşte küçük bir kasabadaki bir lokantada olacağı söylenir. Virtüöz, avını bulmak ve görevini tamamlamak için insan avına başlar. Hedefi, lokantadaki herhangi bir müşteri olabilir: Buna lokantanın gizemli garsonu da dahildir. Garson, suikastçının aradığı av olmasa bile görevi tehdit edebilecek ve adamın hayatını tehlikeye sokabilecek bir dikkat dağınıklığına sebebiyet vermektedir
Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.
1974 yılının New York'unda geçen filmde, yıllar önce ölümle sonuçlanan bir kavgaya karışmış olan Chris, iyi halden dolayı süresi azaltılan mahkumiyetini tamamlayıp hapisten çıkacağı güne ulaşmıştır. Kendisini almaya gelen erkek kardeşi Frank ile buluşması ise onun için kabustan farksızdır. Frank ve Chris doğdukları günden bu yana bir türlü anlaşamamış ve hayatlarını tamamen farklı şekillerde yaşamış olan iki kardeştir. Chris suça eğilimli bir aylak iken kardeşi Frank polis olarak çalışmayı seçmiştir. Hapiste geçirdiği süre boyunca Chris'in biraz da olsa akıllandığını uman Frank, kardeşinin yeni bir hayata başlayıp kendisine çekidüzen vermesi için elinden geleni yapacaktır. Fransız sinemasının en ünlü aktörlerinden biri olan Guillaume Canet tarafından yönetilen filmin oyuncu kadrosunda Mila Kunis, Zoe Saldana, Marion Cotillard ve Clive Owen gibi yıldız isimler bulunuyor.