1900'lerin başında doğan Afrikalı-Amerikalı bir kız, ona tahsis edilen arazinin altında petrol olduğuna inanır ve inancında haklı çıkar. Fakat dolandırıcı petrol simsarları etrafını sarmaya başlayınca arazisinin kontrolünü elinde tutabilmek için ailesinden ve bazı bağımsız petrol arayıcılarından yardım istemek zorunda kalır.
Seçkin festivallerden ödüllerle dönmüş bir yapım ve gerçek bir yaşam öyküsü… Güney Afrika'da yaşayan 10 yaşındaki Sandra (Sophie Okonedo) tipik bir yerli gibi görünmektedir Ancak anne-babası beyazdır; ancak atalarının kökleri, siyahi ırka dayanmaktadır Sandra, beyaz tenli ağabeyinin eğitim gördüğü yatılı okula gönderilir Fakat 'renkli' olduğu için okuldan kovulur Sandra'nın babası Abraham (Sam Neill) bu karara karşı çıkar ve mahkemeye başvurur Bu olay uluslararası bir skandal haline gelir Sandra, ilerleyen yıllarda da ırkçılık sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda kalacaktır.
Cameron Post, lisede herkesin gıpta ettiği bir kızdır. Cameron mezuniyet gecesinde bir kızla sevişirken yakalanır ve bunun üzerine zorla bir “dönüştürme terapisi” merkezine yollanır. Disiplin, ahlak, “düzcinselleştirme” gibi yöntemlerin uygulandığı bu tuhaf merkezde Cameron yeni arkadaşlar edinir.
17 yaşındaki Jem Starling, Kentucky kırsalındaki köktendinci Hıristiyan topluluğundaki yerini bulmaya çalışır. Kilise grubuyla dans etmekten aldığı en büyük zevk bile, eylemlerinin günah olduğu endişesiyle gölgelenir ve kendi cinselliğiyle ilgili gelişen farkındalık ile dini bağlılığı arasında sıkışıp kalır. Esrarengiz bir genç papaz olan Owen'ın dönüşüyle, Jem kısa süre sonra kendisini onun dünyeviliği ve cazibesine kapılmış halde bulur. Yavaş yavaş, onu tüm topluluklarını alt üst edebilecek tehlikeli bir ilişkinin içine çeker.
John O'Leary'nin çok satan anı kitabı On Fire'dan uyarlanan film duygusal ve inanç dolu bir dayanıklılık tasviri. O'Leary yalnızca sağ kalmak için mücadele etmekle kalmıyor, sonunda gerçekten yaşamanın anlamını da öğreniyor. Ön saflardaki çalışanlar, aile üyeleri ve halkın desteğine kadar bütün kahramanları kutlayan bir film.
Henry Tawes Tennessee’de bulunan küçük bir kasabanın şerifidir. Güçlü bir ahlak anlayışı olan Henry diğer insanları hemen yargılar ve hiç sorgulamadan yasaları uygular. Daha sonra hayatını alt üst eden genç ve güzel bir kadınla tanışır: Alma. Duygularını göz ardı edemeyince, Henry ile Alma arasında bir ilişki başlar. Ama küçük bir kasabada hiçbir şey sır olarak kalmaz