To protest the construction of a new car lot, a young guy named Bernat comes to the vacant lot in order to tie himself to the only left living tree. Upon arrival, Bernat finds Joel, an unknown young man who also has decided to tie himself up.
Bu yapımı takip etmek ve bölümleri işaretlemek için giriş yap.
Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yap.
Bunları da sevebilirsiniz
Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film5.9
KomediDram
Büyüleyici ve seksi Paris, 1969.... 2001 yılı başlarında bir grup asinin sahip olduğu gizli silahı elde etmek için tehlikeli göreve gönderilen kadın süper casusun nefes kesen macerası... Bilim kurgu tarzı bu filmin setinde yönetmenin Seksi gizli ajan Dragonfly (Angela Lindvall) karakterini oynayan aktrise olan tutkusu ve ön yargısı neticesinde filmin sonu gelmez. Genç Amerikan çaylak film yönetmeni Paul (Jeremy Davies)'u filmde yaşamını belgelemek bütün dürüstlüğü ile bu düşük bütçeli filmi bitirmek için davet edilir ve ona yaşamının şansı verilir. Bütün sorunlara rağmen filmin bütün yetkilerini almayı başarır. Süper bir casus filmi yapmak için bütün inancı ile filme başladığında güzel ve seksi oyuncusunu ayartmak ve hayal gücünün ötesinde ki macerada ona katılmak için bütün riskleri alarak yeni işini tehlikeye sokar.
Film, gözü pek annesiyle beraber erkek kardeşine bakan bir gencin, yaşanmış en önemli tıbbi vakalardan birini protesto eden uçuk bir aktivistle beklenmedik bir dostluk kurmasını yarı otobiyografik bir şekilde ele alıyor.
New York’ ta popüler bir geliştirme grubu çalışmalarına uzun süreli bir ara verir. Hepsi iyi arkadaş olan grubun diğer elemanları, yavaş yavaş herkesin bu işin altından kalkamayacağını anlamaya başlarlar…
İzleyiciyi bu kadar iyi hissettiren nadir filmlerden biri olan KADIN DEDİĞİN, küstah enerjisi ve olanca sevimliliğiyle, coşkulu ve komik bir yapıt. Los Angeles'ın doğusunda yaşayan, Meksika göçmeni bir ailenin kızı olan 18 yaşındaki tombul Ana'nın önünde parlak bir gelecek vardır. Ailesinde üniversiteye gitmeyi hayal edebilen ilk kişidir, ama ablası Estela'nın giysi atölyesi eldeki işleri yetiştiremeyince, Ana bir dizi şık elbise siparişinin zamanında teslim edilmesi için gönülsüzce yardıma koşar. Kendisininkinden çok farklı hayatlar süren kadınlara havalı kıyafetler dikmek için harcanan onca emek onu sinirlendirir. Hem hayallerine, hem de vücuduna dar gelecek giysilerdir bunlar. Atölyede ter dökerek geçirdiği uzun saatlerin ardından, Ana ablasının çalışkanlığını ve yeteneğini takdir etmeye başlar. O da atölyedeki kadınlara vücutlarındaki kıvrımları sevmeyi ve kendilerini diğerlerinden farklı kılan her şeyin kıymetini bilmeyi öğretir.
İki gencin yaşadıkları üzerinden, fütürist, mimar ve mucit R. Bucminster Fuller'in inanılmaz hayat hikayesine tanıklık ediyoruz.Peter Livolsi'nin kamera arkasında yer aldığı yapımın başrollerinde, Asa Butterfield, Alex Wolff ve Nick Offerman'ı izliyoruz.