Viktorya dönemi öncesi Londra’da her beş kadından biri bedenini satarak geçimini sürdürmektedir. İngiliz aristokrasisinde söz sahibi kişiler bu kadınların bedenlerini satın almaktadır. İngiltere böyle bir toplumsal yapının içindeyken bazı kadınlar genelev işleterek para kazanır. Bu kadınlardan biri olan Margaret Wells, Londra’da genelev işleterek gelir elde eden bir kadındır. Çalıştırdığı kızlarını yüksek meblağlara pazarlar. Müşterileri genellikle İngiliz asilzadeleridir. Ancak bir gün tutucu bir grup tarafından baskına uğrar. Tutucular fahişeleri günahkarlar olarak tanımlamaktadır. Bu baskın sonrasında Margaret Wells mahkemede hakim karşına çıkar. Suçlamaları reddeder. Hakim davayı düşürür ve 100 pound’lık bir cezayı uygun görür. Ancak Margaret’ın bu cezayı ödeyecek parası yoktur. Çareyi öz kızını pazarlamakta bulacaktır!
A multigenerational family saga centered around one woman who, having recently relocated and intent on revitalizing her marriage, finds herself going head to head with some of the most powerful and deceitful players in the city.
Belgravia, 1871. When Lord Frederick Trenchard meets Clara Dunn, their courtship is full of passion. But after they marry, the scandalous world of high society and a long-buried family secret threaten to unravel their happiness.
In the worlds of politics, academia, and the beaches of Martha’s Vineyard, Talcott Garland is an Ivy League law professor whose quiet life is shattered when his father, Judge Oliver Garland, dies of an apparent heart attack. The nature of the judge’s death is questioned by Tal’s sister, Mariah, a former journalist and inveterate conspiracy theorist, who believes that the judge, a failed Black nominee to the Supreme Court, met with foul play.