Bu zekice yazılmış casus hikâyesinde, İngiltere'yi uğursuz güçlerden korumak için casusluk dünyasının kandırmacaları arasında gezinen işlevsiz bir MI5 ajanları ekibini ve iğrenç patronları, kötü şöhretli Jackson Lamb'ı izliyoruz.
Young CIA analyst Joe Turner has his idealism tested when he learns that the CIA has been using an algorithm he developed to spy on American citizens, leading the organization to a terrorist plot that threatens the lives of millions. Inspired by Sydney Pollack’s 1975 political thriller Three Days of the Condor.
Dizi eski bir İngiliz askeri olan Shaun Emery’yi (Turner) merkezine alıyor. Shaun, Afganistanda bir cinayetten dolayı mahkum olur. Ancak kusurlu video kanıtları nedeniyle mahkumiyeti bozulur ve 6 yaşındaki kızıyla birlikte özgür bir adam olarak yaşamını planlamaya başlar. Fakat, bir gece vakti Londra’da meydana gelen bir olaydan sonra ortaya çıkan CCTV görüntüleri sonrası Shaun’un, kendisini bir kez daha özgürlüğü için savaşmak zorunda kalması çok uzun sürmez. Yalanlar, ihanet, yozlaşma, onun sandığından çok daha fazla yayılmış durumdadır.
Eski bir asker olan Maya, gizlice yerleştirilmiş bir dadı kamerasında öldürüldüğünü sandığı eşini görünce kökeni geçmişe uzanan ölümcül bir komployu keşfeder.
Bir siyasetçinin eşi rolündeki bir casus, sevgilisinin öldürüldüğünü öğrenince eski bir suikastçı dostuyla birlikte gerçeğin ve intikamın peşine düşer.
Gizli bir CIA ajanı olan Martian'a, gizli hayatını terk edip Londra İstasyonu'na dönmesi emredilir. Burada terk ettiği aşkı yeniden ortaya çıktığında, romantizm yeniden alevlenir. Kariyeri, gerçek kimliği ve misyonu kalbine karşı karşıya gelir; ikisini de uluslararası entrika ve casusluğun ölümcül oyununa fırlatır.