Cennetteki üç melek, bazı kurallara uyması şartıyla, şöhret olmak ve şarkılarını insanlara duyurmak isteyen genç bir kıza şarkı armağan ederler. Bu üç meleğin gözü Bobbie Thomas'ın üzerindedir...
Yetenekli bir şarkıcı, Atlanta müzik dünyasını bırakarak Tennessee'deki küçük bir kasabada hayata yeniden başlar. Burada yeni bir amaç edinip aşkı bulsa da geçmişinden kaçamaz.
İkinci Dünya Savaşı’nın başlarında İngilizler umutsuzluğa düştüğü sırada Churchill, kadınların casus olarak işe alınıp, eğitilmelerini emreder. Kadınların göz korkutucu misyonları sabotaj yapmak ve bir direniş oluşturmaktır. Bu görev için Vera Atkins, hırslı bir kadın olan Amerikalı Virginia Hall ve barış yanlısı bir kadın olan Noor Inayat Khan’ı işe alır. Kadınlar, Fransa’daki Nazi rejimini zayıflatmak için birlikte zorlu bir mücadeleye girişir.
Dusty tüm duman ve ışık efektlerinden bıkmıştır. Ünlü ve mutlu olmasını sağlayan şeyin ne olduğunu merak eder. Eksik görünen şeyi bulmak için yürüyüşe çıkar. Kendini ve müziğini yeniden bulur.
Tony, Jetler ve Köpekbalıkları adındaki iki çetenin rekabeti arasında kalan bir gençtir. O, kalbini rakibinin kız kardeşi olan Maria'ya kaptırır. Çeteler arasındaki bölge savaşı gün geçtikçe daha da yıkıcı hale gelir ve bu savaş ortamında Tony ve Maria'nın aşkı çiçek açar. Onların ilişkisi, çetelerin arasındaki gerginliğin daha da artmasına neden olur.
Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.