Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.
Frank Machin (Richard Harris) güçlü yapısı ve "vahşi" karakteriyle rugby sporunun zirvesine çıkmaya adaydır. Margaret Hammond (Rachel Roberts) ise Frank'in, kocasını iş kazasında kaybetmiş dul ve iki çocuklu ev sahibesidir. Frank, Margarete karşı hisler beslemekte ve hatta onunla ilgili evlilik planları yapmaktadır. Ancak Margaret, Frank ile arasındaki mesafeyi korumaya kararlıdır.
Film, 1936 yılında Berlin'deki Yaz Olimpiyatları'nda altın madalya için yarışan Washington Üniversitesi kürek takımının hikayesini konu alıyor. Bu ilham verici gerçek hikaye, Büyük Buhran'ın zirvesindeki bir grup mazlumun ilgi odağı haline gelmesini ve dünyanın dört bir yanından elit rakipleriyle mücadele etmesini konu alıyor.
The Nazis, exasperated at the number of escapes from their prison camps by a relatively small number of Allied prisoners, relocate them to a high-security 'escape-proof' camp to sit out the remainder of the war. Undaunted, the prisoners plan one of the most ambitious escape attempts of World War II. Based on a true story.
Eksantrik bir adam olan Ulrich Mott, kendisinden yaşça büyük ve oldukça zengin bir dul olan Elsa Brecht'i baştan çıkararak kendisi ile evlenmeye ikna eder. Bu sayede Ulrich çok geçmeden sosyetenin aranan isimlerinden biri olur. Ancak karısının ölümü üzerine yapılan polis soruşturması büyük bir aldatmacayı ortaya çıkarır ve Ulrich'in aslında göründüğü gibi biri olmadığından şüphelenilmeye başlanır.