Artie is pure bred trailer trash. He has zero ambition, is everyone's favorite punching back at school and bears the burden of his virginity in silence. And then April moves out of the state. She's his best friend and support since kindergarten and the love of his life. Three years later Artie finally has the courage to take to the road and go see April to tell her how he feels about her. One car-crash later Artie wakes up in the middle of the zombie apocalypse. But this time he's not going to hide. Artie's love for April doesn't give him wings, but does give him the courage to hack, slash, punch and kick himself a part towards the girl he loves. Time is of the essence, because that bite on his hand will make the difference between a French kiss and a bite out of April's brains.
Bu büyüleyici romantik komedide zeki ama yalnız biyokimyager (Tate Donovan), durgun olan aşk hayatını alevlendirmek için bir çingeneden gizemli bir iksir alır. Utangaç bir hayvan psikoloğu olan çalışma arkadaşına (Sandra Bullock) gösterdiği iksiri maymunlar üzerinde denediklerinde inanılmaz bir başarıya ulaşırlar. Şimdi bu iksirin insanlarda işe yarayıp yaramadığını anlamanın tek yolu onu kendi üzerlerinde denemektir.
Mickey ve Jules, benzin istasyonuna düzenledikleri soygunun ardından, hayatlarında yeni bir başlangıç yapmak için güneye yönelirler. Ancak yol sırasında bir takım ihtiyaçları olduğunu fark eden kaçak aşıklar, boş olduğunu düşündükleri bir banliyö evine girer. Evi dolaşmaya başlayan çift, bir takım tuhaflıklar olduğunu fark eder. Yol için ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla girdikleri evde onları karşılayan, karanlık sırlar ve evden ayrılmalarını engellemek için her şeyi yapacak olan bir çift ev sahibi olur. Hayatları tehlikede olan Mickey ve Jules, hapsoldukları evden kurtulmayı başarabilecek midir?
Acı bir ayrılık yaşayan Martha, kendisi için mükemmel biri gibi gözüken Mr. Right ile tanışır. Martha, ilişkileri ilerledikçe Mr. Right’ın kiralık katil olduğunu öğrenir. Zamanla birçok düşman edinmiş olan Mr. Right düşmanlarından kaçarak yaşar. Peki, kendisini ve Martha’yı takip eden düşmanları Martha’yı kaçırınca ne olacak?
Milyoner iş adamları söz konusu olunca, Max Conners (Sigourney Weaver) ve kızı Page (Jennifer Lowe Hewitt) tam anlamıyla birer şeytan kesilirler. Page'in annesi Max, gözüne kestirdiği kurbanlarını baştan çıkarıcı Page'in kollarına iter. Sonrasında bütün iş, yüklü bir nafaka koparılacak boşanma davasına kalır. Müthiş ikilinin yeni kurbanları kaba saba bir para babası olan William Tensy (Gene Hackman) dır. Ancak hiç beklenmedik bir gelişme olur ve Page altın kuralı unutarak yakışıklı barmene delicesine aşık olur. Olanlar karşısında deliye dönen Max, Tensy'nin parasını çarpmak için müthiş bir mücadeleye girer.
Dave hayatı boyunca düzgün çalışma ortaya koyamayan bir sanatçıdır. Bu yüzden de öfkelenip bir labirent yapma kararı alır. Ancak yapmış olduğu labirentin içi çeşitli tuzaklarla doludur.