Jack, a young British man from Bolton, is traveling in Southern France. As a result of his severe gambling addiction, he finds himself indebted to the French betting firm Parier24.
Kariyerinde pek de başarılı olamayan bir yazar, geçimini sağlamak için bir kumarhanede krupiye olarak işe başlar. Kendisini kumarhanenin büyülü dünyasına kaptıran adam, bu süreçte kız arkadaşı ile sorun yaşamaya başlar. Bu sırada yazar, Jani adında gittikçe daha çok kaybeden bir oyuncuyla tanışır. Kumarhanede tanıştığı Jani isimli bir kadının peşinden bir soygun planına dahil olmasıyla birlikte işler tam anlamıyla kontrolden çıkar.
Profesyonel bir poker oyuncusu olan ve The Cincinatti Kid lâkabıyla tanınan Eric Stoner, ülkedeki en iyi pokerci olduğunu kanıtlamak için, büyük poker ustası Lancey Howard'ı yenmek üzere New Orleans'a gelir. Burada, eski arkadaşı Shooter'ın yardımıyla, poker dünyasının en büyük isimlerinin kapıştığı masaya oturma fırsatını yakalar.
Connor O'Neil hayatında sorumluluk almaktan sürekli kaçınan ve zamanını spor karşılaşmalarında bahis oynayarak geçiren birisidir. Yakın arkadaşı olan bir bankerden borçlarını ödemek için yardım istediğinde arkadaşı ona artık karşılıksız para veremeyeceğini söyler. Çalışıp para kazanması gerektiğini öğütler ve ondan şirketinin sponsoru olduğu beyzbol küçükler takımının koçluğunu üstlenmesini ister. Hayatında kendisinden başka hiç kimsenin sorumluluğunu üzerine almamış olan Conor, istemeye istemeye görevi kabul eder. Şikago'nun en belalı mahallesinde bir okulda okuyan küçük zenci çocukların koçluğunu üstlenir. Zaman geçtikçe çocuklara ne kadar bağlandığını kendisi bile şaşırır. Bu 10 yaşından küçük çocuklar kendisine hayat dersi vermektedir. Olayın içine bir de genç öğretmenleri Diane Lane girince, işler Conor için daha da ilginç olmaya başlar. Sonunda Conor aydınlanmanın ve kendini bulmanın değişik şekiller de ortaya çıkabileceğini öğrenmeye başlar.
Üç arkadaş, geleceğin fotoğraflarını çeken bir zaman makinesi keşfederler. Bunu yarış bahislerini kazanmak için kullanmaya başlarlar ve biri diğerinden daha açgözlü olana kadar her şey yolunda gider. Fotoğraflarda daha çirkin gerçekler ortaya çıktıkça ve durum kısa sürede kontrolden çıktıkça, birbirlerine olan inançlarını kaybetmeye başlarlar ve arkadan bıçaklama hissi verirler.
Londra'lı bir genç olan Harry Fabian elini attığı her işte başarısız olmuş ve bir türlü dikiş tutturamamıştır. Onu çok seven kız arkadaşı Mary evlenebilmek için para biriktirmekte, o ise macera dolu işler peşinde koşmaktadır. Bir akşam efsanevi güreşçi Gregorius ile tanışan Harry şehirdeki tüm güreş maçlarını organize edebileceğini düşünür. İhtiyacı olan tek şey biraz nakittir ancak kimse ona borç vermek istememektedir. Üstelik şehrin ünlü gangsterlerinden Kristo da peşine düşmüş onun güreş organizasyonu yapmasını engellemek istemektedir. Harry'nin birkaç yalan söylemekten başka çaresi kalmamıştır. Ancak söylediği her yalan onu sona biraz daha yaklaştırır.