Mark Vonnegut leads his friends out of Nixon's broken America to Eden, where they can build something good. His friends are in paradise but Mark begins to hear strange voices. Becoming more threatening, Mark must battle to keep Eden alive.
Allie Fox (Ford) Amerika'da yaşayan bir bilim insanıdır. Ancak yaşadığı ülkenin değerlerini gitgide kaybetmesi ve onun çalışmalarına hiç destek verilmemesi sonucu, ülkesine karşı bir tepki duyar ve tüm ailesini alarak Honduras'taki Sivrisinek Sahili'ne gider. Ancak oraya alışma süreci zor olur. Zaman zaman Fox, ülkedeki misyonerlerle de tartışır. Ülke içinde sorunlar artınca ailesi Amerika'ya geri dönmek ister ancak Fox ise başka bir yerde yeni bir hayata başlamayı savunur.
New York Times'ın en çok satan kitabı olan Heaven is for Real - Cennete Yolculuk, küçük bir kasabada yaşayan bir babanın, oğlunun sıra dışı ve tüm hayatını etkileyen hikayesini cesaretle tüm dünya ile paylaşmasını anlatıyor. Oscar Ödülü Adayı Greg Kinnear (En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, As Good As It Gets, 1997), Todd Burpo olarak karşımıza çıkıyor ve oğlu ölüme çok yaklaştığı bir sırada cenneti görüyor. Colton, yaşadığı tüm inanılmaz yolculuğu bir çocuk saflığı ile paylaşıp, doğumundan önce yaşanan ve bilmesi imkansız olan olayları sıradan, normal bir şeymiş gibi anlatıyor.
Louie, işkencenin kabusları tarafından perili halde, kendini bir kahraman olarak görüyor. Sonra gözünü ve kalbini yakalayan, genç bir kadın olan Cynthia ile tanışır. Louie'nin intikam peşinde koşan öfkesi onu boşanmanın eşiğine getirerek çaresizliğe daha da derinden itiyor. Cynthia, Billy Graham'ın 1949 yılında Los Angeles Haçlı Seferi'ni görene kadar Tanrı'ya iman ve evliliğine ve kocasına olan yeni bir bağlılık deneyimini yaşayana kadar. Şimdi en ateşli duaları, Tanrı'nın Louie'nin bu kadar umutsuzca ihtiyaç duyduğu huzuru ve affetmeyi bulmalarına yardım etmektir.
The year is 1955, and a great flood is coming to Northfork, Montana. A new hydroelectric dam is about to be installed in the mountains above the town, ready to submerge the valley in the name of progress. It is the responsibility of a six-man Evacuation Committee to relocate the townsfolk to higher ground. Most have duly departed, but a few stubborn stragglers remain – among them a priest caring for a sickly orphan, a boy whose fevered visions are leading him to believe he is a member of a roaming band of lost angels desperately searching for a way home.
Amerikalı yazar Lois Lowry'nin romanından beyazperdeye uyarlanan film, ütopik bir dünya düzeninde geçiyor ve bu dünyada insanların zihinlerinde bulunan geçmişe dair anılar ve bilgiler tamamen siliniyor. Dolayısıyla artık insanların hafızalarında ne suç, ne yoksulluk ne de hastalıklar kalır. Bu geçmişi ayrıntılarıyla bilen tek kişi ise 'The Giver' isimli yaşlı bir adamdır. 12 yaşındaki Jonas, yaşlı adamın yanında çalışmaya başlayınca insanlığın hafızalarından silinen geçmişini öğrenmeye başlar. Zamanla bu sırların acımasızlığıyla yüzleşen Jonas'ın hayatı tam bir kaosa dönüşecektir...
Sean Durkin'in yazıp yönettiği The Nest, bir girişimci olan Rory'nin, Amerikalı eşi ve çocuklarını kendi anavatanı İngilitere'ye dönmeye ikna etmesini ve ailenin burada yeni bir başlangıç yapmaya çalıştığı sırada yaşananları anlatıyor. Rory, son derece hırslı bir girişimcidir. Amerikalı eşini ve çocuklarını banliyödeki rahat yaşamlarından ayrılarak kendi anavatanı İngiltere’ye taşınmaya ikna eder. Burada bir fırsat yakalayan Rory, eski firmasına katılır ve muhteşem bir malikane kiralar. Kısa bir süre sonra bu çekici yeni başlangıcın ve evliliklerinin altında yatan nahoş sırlar ortaya çıkacaktır.