Cinayet masası dedektifi John Hobbes, seri katil olan Edgar Reese'in idamına tanık olur. İdamdan kısa bir süre sonra tekrar cinayetler işlenmeye başlar ve Reese'in tarzına çok benzerler.
Dedektifler Jake ve Mary, bir taklitçi katilin saldırması üzerine Sanatçı adlı hapsedilmiş bir seri katilden yardım isterler. Mary, Sanatçı'nın parlak ama çarpık ruhunda ipuçları ararken o ve Jake, şeytani bir kedi ve fare oyununun tuzağına düşer. Bu süreçte ikisi, Sanatçı ve onun taklitçisinden bir adım önde olmak için zamana karşı yarışır.
I Am Not a Serial Killer filminde Dexter Morgan‘ın gençliğinde olduğu gibi öldürme içgüdüsü yüzünden başı belaya giren bir genç anlatılıyor.Konusu ise şöyle; John Wayne Cleaver 16 yaşında seri katil olma potansiyeli yüksek ancak henüz olmamış bir gençtir. Yaşadığı yerde öldürme içgüdüsünü dizginlemeye çalışan John Wayne’in desteğe ve ciddi anlamda yardıma ihtiyacı vardır.
Lodge ailesi, sakin ve sıradan insanların yaşadığı, huzurlu bir banliyö mahallesi olan Suburbicon’da yaşamaktadır. Bölge aile kurmak için uygun bir yer gibi görünür. Fakat bu muhteşem görüntünün ardında rahatsızlık verici gerçekler vardır. İyi bir eş ve baba olan Gardner Lodge, mahallenin ihanet, aldatma ve şiddet dolu gizemli bölgelerini keşfe çıkar ve karanlık sokaklarda tehlikeli bir maceraya atılır.
Batı Hint Adaları'ndaki bir tatil otelinde tatildeyken Miss Marple, emekli bir İngiliz binbaşının görünüşte doğal ölümünün aslında başka bir cinayet planlayan bir katilin işi olduğundan haklı olarak şüpheleniyor.