Polis memuru Renee, rutin bir trafik kontrolünde öldürülen meslektaşının başına gelenleri araştırır ve kamera kayıtlarını izlerken, görüntülerle oynandığını fark eder.
İngiltere… 1953 yılı… Küçük bir kasaba olan St. Mary Mead, sinema dünyasının kraliçesi Marina Rudd’un muhteşem dönüşüne hazırlanmak üzere, bu kasaba da bir ev satın almasıyla olaylar başlar. Bir süre sonra kasabaya gelen film yapımcıları, ünlü oyuncular ve set ekibi nedeniyle adeta bir festival yaşanmaktadır. Fakat verilen bir partide , içine zehir katılmış bir kokteyli hayranlarından birinin içmesi ve zehirlenerek ölmesiyle. Marina kendisini, amatör dedektif bayan Marple’ın da içinde bulunduğu gerçek bir gizemin içinde bulur…
Gazeteci Malcom Anderson, (Kurt Russel) sekiz yıllık polis muhabirliği sırasında birçok cinayet görmüş, birçok acımasız katil tanımıştı. Yine böyle bir cinayet sonrası aldığı telefon, Malcom için olayı sadece bir haber konusu olmaktan çıkarmıştır. Katil bu korkunç cinayeti neden işlediğini açıklamak için adeta basın sözcüsü seçmişti Malcom'u. bundan sonra da cinayetler devam etti, telefonlar da. Genç adam hayatının en büyük haberini yakalamanın sarhoşluğuyla kendisini olayın akışına kaptırmıştı. Uyanması için bu acımasız caninin elinin, Malcom'un sevgilisine (Mariel Hemingway) uzanması gerekiyordu.
Actress Jane Wilkinson wants a divorce, but her husband, Lord Edgware, refuses. She convinces Hercule Poirot to use his famed tact and logic to make her case. Lord Edgware turns up murdered, a well-placed knife wound at the base of his neck. It will take the precise Poirot to sort out the lies from the alibis - and find the criminal before another victim dies.
Bu çağdaş kara filmde, Yunanistan'ın Girit adasındaki şüpheli bir ölümü soruşturması için, yurt dışında yaşayan bir özel dedektif (Joseph Gordon-Levitt) tutulur. Kurbanın güçlü ailesinde derin kıskançlıklar mevcuttur.