Kızının hapse girmesi ile büyük bir yıkıma uğrayan Bill, kızının yanında olabilmek için Oklahoma’dan Marsilya’ya gider. İşlemediğini iddia ettiği bir cinayet vakasından dolayı hapiste bulunan kızını içine düştüğü durumdan kurtarmak isteyen Bill, kendisini zorlu bir mücadelenin içine atar. Ancak onun işi hiç de kolay değildir. Bill, kültürel farklılıklar, anlayamadığı bir dilin önüne çıkardığı engeller ve karmaşık bir hukuk sistemi ile karşı karşıya kalsa da, kızını kurtarmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Kızını temize çıkarmaya çalışırken Marsilya’da tanıştığı bir kadın ve kızından da yardım alan Bill, bu süreçte kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.
Bir sanat galerisi sahibi olan Susan Morrow (Amy Adams), 19 yıl önce yazar eşi Edward Sheffield’ı (Jake Gyllenhaal) terk eder. Yakışıklı bir işadamı olan ikinci eşi Hutton Morrow (Armie Hammer) ile birlikte düzenli bir hayat sürmektedir. Bir gün posta kutusunda eski eşinin hiç yayımlanmamış olan ilk romanının taslağını bulur. Eski eşi romanı hakkında kendisinin fikrini sormaktadır. Susan, bir matematik profesörü olan Tony Hastings’in ailesi ile çıktığı bir gece yolculuğunu anlatan "Gece Hayvanları" adındaki bu kitabı elinden bırakamaz. Kitabın kahramanı Tony’nin hayatı berbat bir hale geldikçe Susan da geçmişini hatırlayacaktır. Bu tehlikeli duygular onun geleceğini kemirecek ve hayatını değiştirecektir.
Sürekli değişim gösteren savaş durumunu takip etsin diye 1939’da Avrupa’ya gönderilen saf Amerikalı muhabir Johnny Jones, kısa süre sonra kendini diplomatik bir olayın ortasında buluyor: Çok önemli bir gizli antlaşmayı yerine ulaştırmakla görevli Hollandalı diplomat Profesör Van Meer, Londra’da Naziler tarafından kaçırılıyor.
Jones, barış yanlısı eylemci Stephen Fisher, onunla aynı görüşlere sahip olan kızı Carole ve küstah bir İngiliz gizli ajanıyla tanışıyor. Carole’un yardımıyla, Van Meer’i takip ederek Hollanda’ya gidiyor. Oraya henüz varıyorr ki, diplomatın öldürüldüğüne tanık oluyor; en azından, o böyle bir şey gördüğünü sanıyor.
Kılı kırk yaran yapısı, insanı gevşeten mizahı ve çok katmanlı insancıllığıyla, Yabancı Muhabir şüphesiz bir diğer Hitchcock başyapıtı.
Tropik bir tatile giden aile, tenha bir plajda dinlendikleri sırada beklenmedik durumlarla karşılaşır. Aile, plajın anlam veremedikleri bir şekilde hızla yaşlanmalarına neden olduğunu keşfeder.
Her evin kendine has anıları olduğu söylenir...Başarılı bir editör olan Will Atenton (Daniel Craig), New York'taki işinden ayrılarak, hanımı Libby (Rachel Weisz) ve iki kız çocuğu ile New England'da bulunan bir kasabaya taşınır.Ancak yeni hayatlarına başladıklarında fark ederler ki; taşındıkları ev bir anne ve oğlunun trajik cinayetine sahne olmuştur. Kasaba halkı ise olaydan sağ olarak kurtulan kadının kocasını baş şüpheli olarak görmektedir.Bu korkunç trajediyi araştırmaya başlayan Will'in yardımcısı ise; öldürülen ailenin yakın dostu olan ve aynı zamanda kapı komşuları Ann Paterson'dan (Naomi Watts)'dan başkası değildir.Will ve Ann bulmacanın parçalarını tamamladıkça korkunç bir gerçeği açığa çıkaracaklardır...Gerçek katil aslında kimdir ve bir sonraki hedefi kimlerdir?..
SPECTRE, bir askeri pilotu öldürdükten sonra, kendi adamını estetik ameliyatla onun yerine yerleştirir. Bu pilot, nükleer bomba yüküyle deneme uçuşları yapmakta olan özel bir bombardıman uçağıdır. Sahte pilot görevini başarıyla yerine getirir ve uçağı kaçırarak Pasifik'te bir ada yakınlarında denize indirir. SPECTRE 2 nükleer bomba ele geçirmiştir. İstedikleri fidye ödenmeze, bu bombalarla Amerika ve İngiltere'de birer şehri yok edeceklerini açıklarlar. James Bond, sadece 4 gün içinde SPECTRE'nin izini sürerek etkisiz hale getirmeli ve ezeli düşmanı Blofeld'i durdurmalıdır. Bu zorlu macerasında Bond'a, güzeller güzeli Domino yardım edecektir.