Milano'da bir kadın avcısı; gurursuz bir yalancı ve dolandırıcı olan Otis B. Driftwood, kadınlara büyük vaatlerde bulunarak, bu sayede paralarını alan sahtekar bir adamdır. Otis'in son numarası da, iltifatlarıyla kandırdığı zengin bir kadındır. Öte yandan, operada şarkıcı olan Rosa, sürekli peşinde olan Lassparri'ye yüz vermez. Genç adamın verdiği çiçekleri de kabul etmeyen Rosa'nın gönlü, mükemmel bir sese sahip olmasına rağmen hakettiği değeri göremeyen mütevazı Ricardo'dadır. Ancak bu aşk, Rosa'nın Amerika'ya gitmesiyle son bulmak zorundadır. Mesleğini Amerika'da devam ettirecek olan Rosa, sözleşmesi gereği operada kalmak zorunda olan Ricardo'dan ayrılmanın üzüntüsü içindedir.
Shakespeare´in klasik komedisinin bu çağdaş yorumunu sinemaya uyarlayan, televizyon ve sinema dünyasının en büyük, kült yönetmenlerinden Joss Whedon. Whedon´ın Buffy, Angel ve The Avengers gibi daha önceki projelerinden izleyicilere tanıdık gelecek birçok oyuncunun kadrosunda yer aldığı film ABD´de haziran ayında gösterime girecek.
Özgün metne sadık kalarak sadece on iki günde çekilen bu karanlık, seksi ve kimi zaman absürd aşk hikâyesinin kahramanları, dünyanın en uyumsuz âşıkları Beatrice ve Benedick. Film Benedick ve arkadaşı Claudio´nun yurtdışındaki bir seferden zaferle dönüşüyle açılır. Sivri dilli Benedick, Claudio´ya aşk meseleleri hakkında takılıp durur. Benedick aşkı küçümsemektedir, tıpkı yıllardır düşmanı bildiği Beatrice gibi. Gözünü aşk bürümüş Claudio evlenmeye karar vermişken Benedick ile Beatrice de "tatlı savaş"larını hakaretlerle sürdürür...
Meşhur Groucho Marx, Kaptan Geoffrey Spaulding rolünde! Sosyetik Mrs. Rittenhouse’un evinde Spaulding’in şerefine bir parti verilmektedir ancak parti sırasında değerli bir resim çalınır. Film bu noktadan sonra komedi skeçleri, kelime oyunları ve görsel espriler ile dolu çılgın bir maceraya dönüşür.
In modern-day New York City, John the Baptist calls out to a group of young men and women to learn from the teachings of Jesus. Through song and dance, they relive Christ's crucifixion.