A cinematic and conceptually inventive film that explores the haunting memories of Asia’s late 20th-century modernization through the large-scale export of wigs during the Cold War. Yet, in every wig resides a ghost from the imperial past.
Bu yapımı takip etmek ve bölümleri işaretlemek için giriş yap.
Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yap.
Bunları da sevebilirsiniz
Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film5.8
KorkuGerilim
Paralyzed by his fear of dying, Miles Grissom takes out an advert offering $30,000 in reward money to the first person who can show him evidence of an angel, a demon, or prove that ghosts exist - anything to prove to him that we go on after our deaths. He narrows the responses down to three viable candidates - a scientist, a medium, and a worldly entrepreneur. Along with his protective mother, he embarks on an adventure through Los Angeles that will spiral into an unthinkable nightmare.
Hugo is a brilliant turn-of-the-century scientist, loved and respected by his family and friends, admired by his colleagues. But he is a man quickly becoming obsessed with a curious and frightening question...What is the mysterious apparition found in the photographs of his dying subjects?
A woman recovering from a nervous breakdown tries to convince her husband and and the local London police that she has witnessed a murder in the abandoned house next door.
Film, gizemle dolu, neredeyse boş bir otel haline gelen eski aile evlerine döndükleri zaman, yıllardır saklı kalan sırlarla yüzleşmek zorunda kalan bir anne ve orta yaşlı kızının hikayesini konu ediyor.
The Canterville Ghost (1996), Oscar Wilde’ın klasik öyküsünden uyarlanan fantastik bir aile filmi. İngiltere’deki tarihi bir malikaneye taşınan Amerikan Otis ailesi, burada yüzyıllardır huzur bulamayan bir hayaletle karşılaşır. Hayaletin korkutma girişimleri modern aile tarafından pek ciddiye alınmaz, fakat zamanla özellikle genç kız Virginia ile arasında farklı bir bağ kurulur. Film, mizah ve duygusallığı birleştirerek kültür çatışmasını, affetmeyi ve özgürleşmeyi işleyen sıcak bir hikâye sunar.
Michael Powell'in kariyerini mahveden kötü şöhretli filmi Peeping Tom'da (Röntgenci), kameranın saldırgan bir obje olarak kullanımı filme rahatsız edici bir hava katmıştır. Mark Lewis (Carl Boehm) isimli bir genç, kendisini kadınlara belgesel yönetmeni olarak tanıtır. Ancak kamerasının içinde, filme aldığı kişiyi öldürmek için kullandığı sivri uçlu bir metal vardır. Bu durumu, filmin başında kameranın vizöründen görerek tanık olduğumuz sinir bozucu cinayet kaydıyla öğreniriz.