Blessed with a keen sense of smell and cursed with a philandering pornographer husband, a parasitic mother, and a pair of delinquent children, the long-suffering Francine Fishpaw turns to the bottle as her life falls apart -- until deliverance appears in the form of a hunk named Todd Tomorrow. Originally screened with "Odorama" scratch and sniff cards so the audience could (at their own risk) smell along with the film.
Robert Kimmel Smith’in kitabından esinlenilen ve bir dedesiyle aynı odayı paylaşma zorunda olan Peter’in hikayesini anlatan The War With Grandpa’da De Niro’yu dede, Walken’ı ise onun en yakın arkadaşı olarak izleyeceğiz
A young nihilistic New Yorker copes with pervasive urban violence, obscene phone calls, rusty water pipes, electrical blackouts, paranoia, and ethnic-racial conflict during a typical summer of the 1970s.
Emekliye ayrılmak üzere olan iki boksör, karşılıklı son maçlarına çıkarlar. Son kez kozlar paylaşılırken tabii ki bahisçiler ve hayranlar bu büyük maçın takipçisi olacaklardır. 50 İlk Öpücük, Akıllı Ol, Asabiyim gibi kaliteli komedileriyle tanıdığımız Peter Segal'ın yeniden yönetmen koltuğuna oturduğu filmde başrolleri ise Sylvester Stallone ve Robert De Niro paylaşıyor. Efsane aktölere kadroda eşlik eden bir diğer isimse seyretmeyi özleidğimiz Kim Basinger...
Dony'nin daha gençliğinin baharında bir oğlu olmuştur. Oğlu Todd'u 18. yaş gününe kadar yalnız başına büyütmüştür. Todd ile babası daha sonra uzun yıllar görüşmezler. Ancak, davet etmediği babası düğününün arefesinde aniden ortaya çıkınca Todd'un dünyası alt üst olacaktır. Oğluyla ilişkisini yeniden canlandırmaya çalışan Donny kötü bir baba oluşunun sonuçlarıyla uğraşmak zorunda kalır...
Yetişkinlerin zaten düz olan dişlerine diş teli taktığı kimi çocukların birden bire golden retreiver köpeklere dönüştüğü ve orta sınıf Amerikan aileleri arasında ki kibarlık ve gösteriş yarışının ekstrem düzeylere vardığı bu sürrealist ve gerçek anlamda renkli filmde konumuz, Jill ve Lisa'nın bu çarpık toplumda ki hayatlarını anlatıyor. Herkesin golf arabası sürdüğü bir dünyada bu durmak bilmeyen kibarlık ve gösteriş yarışıyla yanıp tutuşan Lisa, Jill'in hayatını sistematik olarak yavaş yavaş pasif aktif bir savaşla ele geçirmeye başlıyor ve bu yoldaki ilk adımı ise yeni doğan bebeğini Jill'in kendi rızasıyla ona vermesi tetikliyor. Çocuğunun eksikliğini günden güne daha ağır hisseden Jill hatasını anladığında iş işten geçmiş oluyor ve her adımda hayatı bir katman daha kötüye gidiyor. Güzel ve beklenmedik bir senaryo, akıllıca yapılmış şakalar ve absürd bir dünya ile bu film hem bize eğlenceli bir seyir keyfi verip hem de yaşadığımız dünyayı sorgulamamıza neden oluyor.