Late 70s. They are young, beautiful and just 25 years old. They meet by chance and fall madly in love. But an unexpected event separates them. For thirty years, however, they chase the hope of finding each other again, because they still love each other.
Yasak bir aşk ve değişen sosyal normlar hakkında incelikle işlenmiş bir hikaye olan Benim Polisim, polis memuru Tom (Harry Styles/Linus Roache), öğretmen Marion (Emma Corrin/Gina McKee) ve müze kuratörü Patrick (David Dawson/Rupert Everett) arasında yaşanan ve kırk yıla yayılan bir aşk üçgenini anlatıyor.
Patrick returns to San Francisco for the first time in almost a year to celebrate a momentous event with his old friends. In the process, he must face the unresolved relationships he left behind and make difficult choices about what’s important to him.
James Baldwin’in aynı adlı romanından uyarlanan film, 22 yaşındaki Alonzo “Fonny” Hunt ile 19 yaşındaki Tish Rivers’ın hikâyesini anlatmaktadır. Bu iki gencin aralarındaki tutkulu aşk, onları acımasız dünya ve zorlu ailelerine karşı korumaktadır. Tish ve Fonny bir süre sonra nişanlanır ve Tish hamile kalır. Genç yaşta anne ve baba olacak olan çift huzurlu bir hayat sürebilmek adına gelecek planları yapar fakat aradan çok zaman geçmeden dünyaları başlarına yıkılır. Fonny’e tecavüz suçu işlediğine dair bir iftira atılır. Tish ise Fonny’i bu iftiradan kurtaracak kanıtı bulmak için delicesine çabalar.
When David, an ex-monk still in his twenties meets Mark, he falls hard; soon he's asked Mark if they can live together. Things go well for awhile, and then differences in their definition of "commitment" begin to push them apart. Mark wants other sexual adventures, David tries to go along. Can they talk through the crisis in their relationship or is a breakup in the offing? David sees his relationship with Mark as a marriage, so if it ends, can David's heart ever heal?
Nick ve Noah, aşklarının en büyük sınavıyla karşı karşıya: Noah, Oxford Üniversitesi'ndeki yeni hayatına adım atarken Nick, Londra'da kalıp babasının şirketinde çalışmak zorundadır. Mesafe ve artan baskılarla kuşatılan ikili; kıskançlık, hırs ve onları ayırmaya kararlı güçler karşısında ilişkilerinin her şeye rağmen ayakta kalabileceğini kanıtlamak için her riski göze almak zorundadır.
1961, elli yıllık hayat arkadaşı Abby'nin (Marian Seldes) ölümüyle yalnızlığı ilk defa tadan ve kendisini korumasız hisseden Edith (Vanessa Redgrave), Abby'nin ailesinin kalan mirasa akbabalar gibi üşüşmesiyle iyice yıpranır. 1972, feminist bir lezbiyen olan Linda (Michelle Williams), erkeksi bir kadın olan Amy'e (Chloe Sevigny) aşık olunca arkadaşlarından tepki alır ancak İlişkisinden vazgeçmeye niyeti yoktur. 2000, Fran (Sharon Stone) ve Kal (Ellen DeGeneres) ilişkilerinde normal yollardan sahip olamayacakları bir şey istiyorlardı, bir bebek. Üç farklı zamanda geçen farklı hikayelerdeki kadınların birbirlerine duydukları tutku ve aşk farklı yönleriyle ele alınıyor.