Ergenlikte olan Owen (Justice Smith) banliyöde hayatını sürdürmeye çalışırken sınıf arkadaşı Maddy (Brigette Lundy-Paine) onu gece yarısı yayınlanan gizemli bir televizyon programıyla tanıştırır. Bu ikili vöylece kendi dünyalarının ardında var olan doğaüstü bir dünyaya şahit olurlar. Televizyonun soluk ışığıyla Owen'ın gerçeklik algısı bozulmaya başlar.
Hoşlandığı kızın kalbini kazanmak için gizemli "Tek Dilek Söğüdü"nü (One Wish Willow) kıran umutsuz bir romantik, tam da dilediği şeye kavuşur; ancak çok geçmeden bazı arzuların karanlık ve tekinsiz bir bedeli olduğunu keşfeder.
Rebecca evden ayrıldığında çocukluk korkularını da ardında bıraktığını düşünür. Büyürken, ışıklar söndüğünde neyin gerçek neyin hayal olduğundan asla emin olamamıştır…ve şimdi de küçük kardeşi Martin, bir zamanlar Rebecca'nın akıl sağlığını sınayan ve güvenliğini tehdit eden, açıklanamayan ve korkunç olaylar yaşamaktadır. Anneleri Sophie'yle gizemli bir bağı olan korkunç bir varlık yeniden gün yüzüne çıkar. Bu kez, Rebecca gerçeği çözmeye giderek yaklaşırken…ışıklar sönünce herkesin hayatı tehlikededir.
Amansız bir tarikat, cehennem kaçkını yaratıklar, intikam peşinde kana susamış bir adam... 1980'lerde geçen filmde, Red (Nicolas Cage), "Yeni Şafağın Çocukları" adlı tuhaf bir tarikat ve cehennem kaçkını yaratıklar tarafından katledilen sevgilisi Mandy’nin intikamının peşine düşüyor. Red hem hayalle gerçek arasında gidip geliyor hem de kana susamış bir halde. Not: Bu filmdeki bazı sahneler yaşı küçük izleyiciler için uygun olmayabilir.
Cannes Film Festivalinin olay yaratan filmi Antichrist, Çocukları öldükten sonra yaşadıkları acıyı unutmaya çalışan bir çiftin orman kulübesine gitmesiyle herşeyin daha da kötüleşmesini ve gelişen garip olayları anlatıyor. Yönetmen koltuğunda Lars von Trier var.
İnzivaya çekilmiş bir adam olan Will, henüz doğmamış ruhlarla görüşür. Ruhlar, Will tarafından birçok teste tabi tutulur. Will, ruhların sahip olduğu en önemli ayrıcalık olan doğum için uygun olup olmadıklarına karar verir. Onun hayatı, bu zamana kadar tanıştığı hiçbir ruha benzemeyen Emma ile karşılaşmasıyla bambaşka bir hal alır. Will, Emma ile tanıştıktan sonra kendi varoluşuna bir yolculuk yapar.