Trapped beneath a museum after an earthquake, a group's fight for survival intensifies with the approach of a full moon, a missing moonstone, and the chilling revelation that one among them is a werewolf: They've got only seven days.
Tarker Mill insanların aynı evde dogup aynı evde öldüğü, barış ve huzur dolu sakin bir kasabadır. Kasaba halkı, iyi komşuluk ilişkileri içerisinde günlük işlerini yapmakta ve kilise için hayır işleri yapmak gibi aktivitelerle ugraşmaktadır. Kasabada hemen her gün önemli bir olay olmadan aynı şekilde geçmektedir. Ancak bir gece aniden vahşi cinayetler islenmeye başlar. Kasaba halkı bu cinayetleri sapık bir katilin işlediğini düşünmektedir. Ancak Marty adındaki bir genç, cinayetleri işleyenin insan degil bir kurt adam olduğuna inanmaktadır. Marty ve kızkardeşi Jane, kasaba halkından kimin dolunayda kurt adama dönüştüğünün peşine düşerler. Ünlü korku romanları yazarı Stephen King'in romanından tüyler ürpertici bir film...
X-Men, X2 ve Watchmen filmlerinin senaryo yazarı David Hayter'in ilk yönetmenlik denemesi Wolves korku türüne yeni bir soluk getirecek! Kurt adama dönüştükten sonra ailesini öldürmekle suçlanan ve en sonunda bilmediği bir kasabaya kaçan gencin kendine kurt adamlarla dolu yeni bir aileye girmesine tanık olacağız.
19. yüzyıl Kanadası'nın karanlık ve gizemli ormanları geceleri genç kızların yalnız dolaşması için hiç de uygun yerler değildir. İşte bu yüzden Ginger Fitzgerald ve kardeşi Brigitte şans eseri yolları uzak bir ticaret limanına düşünce çok sevinirler. Fakat dolunay gökteki yerini almaya başlayınca bu limanın korkunç bir grup doğaüstü yaratığın hedefi olduğu ortaya çıkar ve geceyi kimse atlatamayacaktır.
Karanlık ve kasvetli bir gecede, karanlıklardan gizli bir canavar avcısı çetesi ortaya çıkar ve liderlerinin ölümünün ardından Kan Taşı Tapınağı'nda toplanırlar. Liderin hayatının bu tuhaf ve korkunç anma töreninde, güçlü bir yadigar için gizemli ve ölümcül bir rekabete girerler. Bu, sonunda onları tehlikeli bir canavarla yüz yüze getirecek bir avdır. 1930'ların ve 1940'ların korku filmlerinden ilham alan bu ürpertici film, Marvel Sinematik Evreni'nin yeni bir yanını keşfederken, bol miktarda gerilim ve korku ile ürkütücü duygular uyandırmayı amaçlıyor.
During an expedition in Nepal, a photo-journalist becomes infected by a werewolf. Returning to the U.S., he holes up in an isolated location in the woods, but when he invites his sister and nephew for a visit, their dog, Thor, knows something is amiss.
Lawrence Talbot’un çocukluğu, annesinin öldüğü gece sona ermiştir. Lawrence, sessiz sakin Victoria dönemi kasabası Blackmoor’u terk ettikten sonra kendisini toplayıp herşeyi unutmak için uzun yıllar boyunca ortalıkta görünmez. Ancak kardeşinin nişanlısı Gwen Conliffe’in (Emily Blunt), kaybettiği biricik aşkını bulmak için yardımını istemesi üzerine arama çalışmasına katılmak için geri döner. Kasabaya ulaştığında doymak bilmeyen bir kana susamışın kasaba halkını tek tek öldürdüğünü; olayı araştırmak için Aberline (Hugo Weavin) adlı bir Scotland Yard müfettişinin kasabaya geldiğini öğrenir. Lawrence, vahşet dolu bulmacanın parçalarını birleştirdikçe dolunayda ortaya çıkan kurt adamlarla ilgili çok eski bir laneti duyar.