On a day like any other, a woman leaves work and heads to a party in the outskirts of Lisbon. On her way there she sees a man ready to jump off a bridge. She stops the car and approaches the man, trying to save him.
21 ödül alan film, başrol oyuncusunun gerçek hikayesine dayanıyor. Şayet mülksüz insanların bir sineması varsa bu sinemanın kahramanı Portekizli film yapımcısı ve yönetmen Pedro Costa olmalı. Costa, statik, sade ve aykırı bir hale bürünmüş insanlarıyla bilinen Lizbon'daki Fontaínhas gecekondu semtlerine misafir ediyor izleyiciyi. Karakterleri fakirliğin da altında yaşayan ve hayattan çok fazla çekmiş olan, yalnız gülmeyen insanlar. Filmin hemen hemen tamamı gün ışığından yoksun. Yönetmen profesyonel olmayan bir oyuncu kullanıyor ve onun gerçek hikayesini anlatıyor. Vitalina Varela, Costa’nın 2014 filmindeki Horse Money filminde kısa bir müddet yer alan ve bu filmin ise merkezinde sahne alan daha önceki bir Portekiz sömürgesi olan Cape Verde adasından. 1980'lerin ortalarında, Vitalina izdivaç ediyor ve yaşadıkları hanesi kocasıyla beraber adım adım kendisi yapıyor. Fakat kocası daha sonra ondan kaçıyor ve Lizbon'a gidiyor, para göndereceğine söz veriyor ancak suskunluğa bürünüyor.
Sergio Vieira de Mello, tüm hayatını kariyerine adamış bir Birleşmiş Milletler diplomatıdır. Sergio Vieira de Mello, bu kariyerini dünyanın en kaotik yerlerinde çalışarak geçirmiştir. Bu bölgelerde ülke başkanlarıyla, devrimcilerle, suç baronlarıyla, sıradan insanların yaşamlarını korumak için anlaşmalar yapmak zorundadır. Ancak Sergio da sıradan bir insan olmak, aşık olduğu kadınla hayatını geçirmek istemektedir. Bunun için son bir görevi yerine getirmelidir. Bağdat'a gitmeli ve Amerika işgali sırasında bilgi toplamalıdır. Bu görevini yerine getirir, ta ki çok yakınında bir bomba patlayana kadar. Sergio artık yaşam ile ölüm arasındadır...
Connor O'Neil hayatında sorumluluk almaktan sürekli kaçınan ve zamanını spor karşılaşmalarında bahis oynayarak geçiren birisidir. Yakın arkadaşı olan bir bankerden borçlarını ödemek için yardım istediğinde arkadaşı ona artık karşılıksız para veremeyeceğini söyler. Çalışıp para kazanması gerektiğini öğütler ve ondan şirketinin sponsoru olduğu beyzbol küçükler takımının koçluğunu üstlenmesini ister. Hayatında kendisinden başka hiç kimsenin sorumluluğunu üzerine almamış olan Conor, istemeye istemeye görevi kabul eder. Şikago'nun en belalı mahallesinde bir okulda okuyan küçük zenci çocukların koçluğunu üstlenir. Zaman geçtikçe çocuklara ne kadar bağlandığını kendisi bile şaşırır. Bu 10 yaşından küçük çocuklar kendisine hayat dersi vermektedir. Olayın içine bir de genç öğretmenleri Diane Lane girince, işler Conor için daha da ilginç olmaya başlar. Sonunda Conor aydınlanmanın ve kendini bulmanın değişik şekiller de ortaya çıkabileceğini öğrenmeye başlar.
Küçük bir köyde yaşayan ve bir oğul özlemi çeken yalnız bir balıkçı, uhrevi bir ışık gördükten sonra başkalarıyla ve onların uzun zamandır sakladığı sırlarla bağ kurar.
Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.