Kimler oynuyor. Birine dokun, başka nelerde oynadığını gör.
Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film6.5In a suburban landscape, the lives of several families interlace with loss, despair and personal crisis. Esther Gold has lost focus on all but caring for her comatose son, Paul, and neglects her daughter and husband. Lawyer Jim Train is devoted to his career, not his family. Helen Christianson wants to find a new spark in life, while Annette Jennings tries to rebuild hers.
2002 · 57 votes
Film6.5Annabel Cotton (Mia Wasikowska) güzel, doğaya ve yaşama yürekten bağlı ama ölümcül kanser hastası olan bir genç kızdır. Enoch Brae (Henry Hopper) ise ailesini bir trafik kazasında kaybettikten sonra yaşamayı yük gibi gören, her şeyden usanmış genç bir adamdır. Farklı kişiliklerde görünen bu iki genç insan tesadüfen bir cenaze töreninde tanışırlar ve farkında olmadan ortak bir hayat deneyimini paylaşırlar. Enoch, Annabel'in ömrünün gitgide kısaldığını öğrenince geriye kalan vaktinde onu mutlu etmeye adar. İkisi birlikte kaderi, öfkeyi, acıyı ve gençliği ardından da ölümü sorgulayacaklardır... Kuralları şimdi onlar koyarlar ama Annabel'in zamanı da hayran olduğu doğa dengesi karşısında hızla tükenmektedir...
Film6.7Haksız yere suçlanan oğlu için adaleti kendi sağlamaya karar veren, yas içindeki bir diyakoz, yozlaşmış polis çetesine karşı mücadele verir.
Film5.9Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..
Film6.5Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.
Film7.2Olabilecek bütün aksaklıkların gerçekten olduğu bir film setinde geçen bir günlük bir çekimi anlatıyor film. Yönetmeni, oyuncuları, teknik ekibi ve de seyirciyi çıleden çıkaran aksaklıklar bunlar, patlayan lambalar, atlanan replikler, kayıp kameraman, sete giren huzsuz cüce, daha neler neler... Bir yandan çekimin kontrolden çıkmasıyla gelişen absürd olaylara gülerken; bir yandan da bu yetenekli genç ekibe sempati duymamak, herşeye rağmen belki de başarabileceklerini anlayınca kapıldıkları müthiş heyecanı paylaşmamak elde değil. Sürreal ve çok hoş, ama hep beklenmedik olaylarla dolu, manik tarzda, sofistike güldürüyle el şakalarının karışımı bir komedi....





