Samantha Crawford lives a dream life. She is happily married on a ranch where she keeps her beloved horse, and the stories she's told and illustrated since childhood have become published books, until tragedy happens. Based on the true story.
Film dünyasının en etkileyici rollerinden birisinde James Dean'i, şehre yeni gelen, yalnızlık, bunalmışlık ve kızgınlığının içerisinde kendisiyle ve toplumla savaşan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kuşağına ait efsanevi Jim rolünde buluyoruz. Bu başyapıtta ona eşlik eden Natalie Wood (kız arkadaşı) ve Sal Mineo (en yakın arkadaşı), başarılı performanslarıyla Akademi Ödülü'ne aday olmuşlardı. 40 yıldır ayakta duran bu dev yapıt, tam bir efsane.
Çocukluğunda işlediği bir cinayetin ardından hapishaneden yeni çıkan ve bambaşka bir hayata adım atmak zorunda kalan genç adam Jack rolündeki Garfield, her şeye taptaze bie başlangıç yapmaya hazırlanıyordu. Yeni bir iş, yeni arkadaşlar, yeni bir kız arkadaş...taki geçmişindeki hayaletler onu rahatsız etmek için geri dönene kadar. Acaba Jack, vahşi geçmişinden kurtulabilecek mi? Ya da geçmişindeki büyük hataları gençliğinin trajik sonu mu olacak?
Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.
Led by Donna and Reverend W.C. Martin, 22 families from a rural Black church in the small East Texas town of Possum Trot adopt 77 of the most difficult-to-place kids in the foster system and kickstart a movement in the process.
Grace, çocukların kısa dönemli kaldığı bir yetimhanede çalışan, orada evlerinden alınmış kötü durumdaki çocuklar için elinden geleni yapmaya çalışan genç bir danışmandır. Her ne kadar kendi hayatını yaşamaya çalışsa da derinden yaralar almış çocuklarla ilgilenmek bunu kolaylaştırmamaktadır. Şimdi ise uzun süredir birlikte olduğu sevgilisiyle ciddi adımlar atmaya hazırlanırken onu derinden etkileyecek dönüm noktaları onu beklemektedir. Tüm bunlarla baş edebilmek için kariyerini ve daha da önemlisi kendisini tehlikeye atabilecek kararlar alması gerekecektir.
Richard Jewell, 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Centennial Olympic Parkı’nda yaşananlara odaklanıyor. 1996 yılında düzenlenen Yaz Olimpiyatları sırasında Centennial Olympic Parkı’nda bombalı saldırı düzenlenmiştir. Yaşanan olayların suçlusu ise Richard Jewell görülür. Güvenlik görevlisi olarak çalışan Richard Jewell, saldırı sırasında onlarca insanın hayatını kurtarsa da basında çıkan haberler onun terörist olduğunu söylemektedir. Olayın ardından hayatı tepetaklak olan Jewell’in suçsuz olduğu ise birkaç ay sonra ortaya çıkar. Gerçek suçlunun ortaya çıkması ile aklanan Richard Jewell’in hayatı ise asla eskisi gibi olmaz.