Inspired by true events from the spring of 1944 when the Nazis organized a football match between a team of camp inmates and an elite Nazi team on Adolf Hitler's birthday. A match the prisoners are determined to win, no matter what happens.
Albert Pierrepoint, babasının izinden giderek İngiltere'nin en tanınmış celladı olur, gerçek kimliğini bir bakkal dağıtıcısı olarak gizler. Ancak "en iyi cellat" olma hırsı, korkunç sırrının ortaya çıkmasına yol açar. İdamlardaki "usta" ünü onu beklenmedik bir şekilde küçük bir üne kavuştururken, aynı zamanda idam yöntemine karşı kamuoyu tepkisinin hedefi haline gelir.
Maud, hastalıklara ve yaralanmalara sık sık rastlanan bir çamaşırhanede 7 yaşından beri çalışmaktadır. Aynı çamaşırhanede çalışan George ile evlenen Maud'un hayatta en büyük dayanağı oğlu Sonny'dir. Bir paketi teslim etmeye giderken eylem yapan süfrajetlerin arasında kalan Maud, eylemciler arasında kendisiyle aynı çamaşırhanede çalışan Violet'ı görür. Maud'un harekete olan ilgisini fark eden Violet, onu süfrajet hareketine ve oy haklarını savunmaya ikna etmeye çalışır. Bu arada, süfrajetlerin eylemlerini ciddi bir tehdit olarak gören hükümet, her yola başvururken, yenilikçi bir aygıt olarak fotoğraf makinesiyle şüphelileri belirlemeye başlar ve Maud'un Hükümet için ajanlık yapacağına inanırlar...
Valentino, 1920'lerin en büyük film yıldızıydı, erotizmin sembolüydü; kadınlar onun ayaklarına kapanır, erkekler ise ona bir kahraman gibi saygı duyardı. Kariyerinin zirvesindeyken, 1926 yılında, henüz 31 yaşındayken öldü. Filmin hikayesi Hollywood'da başlar, yıldızın cenazesine büyük bir kalabalık toplanmıştır. Sansasyon peşindeki gazeteciler, Valentino'nun hayatına tanıklık etmiş kişilere saldırır, belki birkaç ilginç hikaye öğrenebilirler diye. Bu anlatılanlar üzerinden, inanılmaz bir kariyer hikayesi ortaya çıkar: Bir dansçıdan nasıl dünyanın en büyük yıldızı haline geldiği anlatılır. Mücadeleler, aşklar, erotizm, sapkınlıklar, zulümler, skandallar, çifte evlilikler ve tutuklamalarla dolu bir hayat...
Belgesel tadındaki bu film, 13 Eylül 1996 tarihinde Las Vegas, Nevada’da 4 el ateşle vurulan ve hastaneye kaldırıldıktan 6 gün sonra 25 yaşında vefat eden rap müziğin efsanevi sanatçısı ve aynı zamanda da oyuncu, şair ve aktivist olan Tupac Shakur‘un hayatını bilinmeyen yönleriyle anlatıyor.