Jeanne writes during WW II for a French clandestine journal. She is engaged to resistant leader Victor Devère but has a love affair with the young resistant Marc Hétier. But is Marc really trustworthy?
Afganistan'da ya da savaşla yerle bir olmuş herhangi bir ülkede herhangi bir yerdeyiz... Otuzlarında güzel bir kadın, yıkık dökük bir odada felçli kocasına bakmaktadır. Birgün suskun kocasına tek yönlü bir itirafta bulunmaya başlar; çocukluğunu, sıkıntılarını, hayal kırıklıklarını, yalnızlığını, hayallerini, isteklerini anlatır. Kocası sessizce onu dinlerken bilmeden kadının "sabır taşı" olur, onu mutsuzluktan, acıdan, eziyetten koruyan. Fakat kadın asıl benliğini, daha sonra tanışacağı genç bir askerde bulacaktır * Yazar ve yönetmen Atiq Rahimi, ödüllü filmi Yeryüzü ve Küller'den sekiz yıl sonra yeniden sinemaya dönüyor. Afganistan'ın Oscar adayı olan film, yönetmenin çok satan romanından uyarlanmış. Rahimi, kitabı 2005'te 25 yaşındayken kocası tarafından öldürülen Afgan kadın şair Nadya Encuman anısına yazmış: "Afgan kadınları hakkında hep aynı söylemleri duymaktan bıkmıştım, ezilen, kurban olan kadınlar. Oysa Afganistan'a gittiğimde son derece dirayetli kadınlarla tanıştım."
Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.
Saklanmakta olan bir savaş suçlusu, dışarısıyla tek bağlantısı olan hizmetçicisi Tanja ile özel bir ilişki geliştirir. Ancak onun kendisini korumak için görevlendirilmiş bir ajan olduğunu öğrenince ikisinin de hayatını değiştirecek bir karar alır.
Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.
Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.
Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.