Candace; uzaylılar tarafından kaçırılmış, küçük sinir bozucu erkek kardeşlerinden kurtulmuş ve uzak bir gezegende bir ütopya bulmuştur. Ama onun kurtulduğu için sevindiği küçük erkek kardeşleri Phineas ve Ferb onu bulmak için galaksinin diğer ucuna bir seyahat gerçekleştirmişlerdir.
Tamamı bu film için yaratılmış 9 yepyeni şarkının yer aldığı bu eşsız müzikal, Barbie Adalar Prensesi'yle açık denizlere yelken açmanın vakti geldi. Küçük kız Rosella (Barbie) korkunç bir gemi kazasının ardından ıssız bir adaya düşer. Burada sevgi dolu arkadaşları kırmızı panda Sagi, tavuskuşu Azul ve bebek fil Tika ile konuşmayı ve şarkı söylemeyi öğrenerek büyür. Prens Antonıo bu tropik cenneti keşfeder ve Rosella'yı onunla birlıkte şatoya gelmesi için ikna eder. Rosella ve hayvan dostları hiç bilmedikleri bu yeni medeniyeti tanımaya başlarlar. Çok geçmeden krallığı ele geçirmeye çalışan şeytani bir plan yapıldığınıda keşfederler! Barbıe Adalar Prensesi, sevginin sesini dinlerseniz, mucizelerin sandığınızdan çok daha yakın olabileceğini anlatıyor.
Efsanevi bir deniz canavarı avcısı ve gemisine kaçak yolcu olarak binen genç bir kız, keşfedilmemiş sularda tarih yazacakları destansı bir yolculuğa çıkarlar.
Sonbahar mevsiminin gelmesi ile birlikte, henüz uçmayı dahi öğrenememiş olan yağmur kuşu Ploey’i, Ailesi arkasında yalnız bırakarak sıcak iklimlere göç eder. Kutup soğuğu ve orada yaşamakta olan hain düşmanlarına karşı kendisini koruması gereken Ploey'in; ailesi ve sevdikleri için burada yaşamayı başarması gerekmektedir. Bu durum onun için büyük bir zorluk anlamına gelse de, başka bir çıkış yolu yoktur. Gelecek yıl ailesine kavuşması; bu zorlu dondurucu kış koşullarına dayanmasına ve hain düşmanlarına karşı kendisini koruma görevini başarı ile tamamlamasına bağlıdır.
When Curious George is offered a special space mission, Ted (The Man in the Yellow Hat) can't deny his little friend this exciting journey, especially after Curious George completes the training. But when he crash-lands in Africa, a worried Ted goes searching, expecting the worst, only to have it turn out to be the best.