Norveç yapımı film, banliyö hayatı, isyan, punk rock üzerine sıradışı bir dram...Yıl 1978.. 14 yaşındaki Nikolas, kardeşi, hippie baba ve annesi Magnus ve Lone ile birlikte değişik bir aile hayatı sürmektedir. Annesi Lone bir trafik kazasında hayatını kaybedince babası yaşama küser.
Küçük bir çocuk babasıyla beraber Avustralya’yı bir uçta bir uca gezeceği bir yolculuğa çıkar. Yolculuk her açıdan sıkıntılı geçmektedir; yolculuğun zorlukları dışında, peşlerindeki polis de sıkıntı yaratmaktadır.
Lincoln Hawk tek dostu olan kamyonuyla, tek bildiği yaşam şeklin, sürdürmektedir; yani Amerika'nın uçsuz bucaksız yollarının tozunu atıp, arada bir de diğer kamyoncularla bilek güreşi yarışmalarına katılmaktadır. Aslında eski hayatı böyle değildir: Ayrılmış olduğu karısı Christina, milyarder Jason Cutler'ın kızından başkası değildir. Kaldı ki boşanmalarında kötü yürekli ihtiyarın azımsanmayacak bir payı vardır. Ne eski karısını ne de oğulları Michael'ı yıllardır görmemiş olan Lincoln, bir gün ölümcül bir hastalığa yakalanan Christina'nın isteğini kıramaz ve onca zamandır bir askeri okulda okumakta olan Michael'ı yanına alarak yollara düşer. Böylece gerçek bir baba oğul yakınlaşması yaşamak ve boşa geçen yılların acısını da çıkarmak ister. Elbette Lincoln'ün aklındaki tek şey bu değildir. Onun gözü 100 bin dolarlık para ve yepyeni bir de kamyon ödüllü Dünya Bilek Güreşi Şampiyonasının zirvesindedir!
Amerikalı yazar Lois Lowry'nin romanından beyazperdeye uyarlanan film, ütopik bir dünya düzeninde geçiyor ve bu dünyada insanların zihinlerinde bulunan geçmişe dair anılar ve bilgiler tamamen siliniyor. Dolayısıyla artık insanların hafızalarında ne suç, ne yoksulluk ne de hastalıklar kalır. Bu geçmişi ayrıntılarıyla bilen tek kişi ise 'The Giver' isimli yaşlı bir adamdır. 12 yaşındaki Jonas, yaşlı adamın yanında çalışmaya başlayınca insanlığın hafızalarından silinen geçmişini öğrenmeye başlar. Zamanla bu sırların acımasızlığıyla yüzleşen Jonas'ın hayatı tam bir kaosa dönüşecektir...
Wikileaks'in ilk kurulduğu dönemi ve kurucuları Julian Assange ile Daniel Domscheit-Berg arasındaki ilişkiyi anlatan yapım, bir dönem tüm dünyayı sarsan bu önemli olayı tekrar gündeme taşıyor... Yolun başında Assange'ın destekçisi ve çalışma arkadaşı olan Daniel Domscheit-Berg'in bakış açısıyla Wikileaks'in ilk günlerine dönüyoruz. Bir gecede sessizce açığa vurduğu kimi gizli belgelerle tüm dünyayı yerinden oynatan Wikileaks, kendisini yaratan mimarları da aynı ölçüde meşhur etmişti. Tarihin karanlık sayfaları açığa çıktıkça ve her seferinde daha sert yankılar buldukça Berg ve Assange arasındaki anlaşmazlıklar da çığ gibi büyümektedir. Assange ve Berg arasındaki fikir ayrılıkları iki yakın arkadaşın yollarını ayırmak ve ilişkilerinde onarılmaz yaralar açmak üzeredir.
A man living in the towering shadow of his aging father finds it difficult to start a new chapter in his life by marrying his girlfriend and moving to California.
Peter Lucian, bilimsel bir çalışma geliştiren bir adamdır. Depresyon, kaygı ya da yorgunluktan şikayet eden danışanlarının evlerine giden Peter, buradaki uyumsuzlukları düzeltir. Evin akustiğinin kapsamlı bir analizini çıkaran Peter, ruh hallerinin değişmesini sağlayan bir ses belirler. Ancak, tükenmişlik sendromu yaşayan Ellen ile tanıştığında, beklenmedik bir durumla karşı karşıya kalır. Ellen’ın sorununu çözemeyen Peter, bunu çözebilmek için çalışmalara başlar.