A widower struggles with anguish after his wife dies and he is unable to come to terms with it. His father-in-law tries to set him up with another girl.
Elliot Anderson (Kevin Costner), karısının bir araba kazasında ölmesiyle dul kalır. Elliot, kızı doğumda can verdiği için torunu Eloise (Jillian Estell)’i büyütür. Acısıyla baş etmeye çalışırken, Elliot’un dünyası, Afrikan Amerikan büyükanne Rowena (Octavia Spencer)’nın Eloise’in kendi kızını ölüme itmekle bağımlısı olan babası Reggie’ye verilmesini isteyince alt üst olur. Elliot kendisini bir anda velayet savaşında bulur ve ne pahasına olursa olsun torununu ilgisiz babasının eline vermeyecektir.
Yıllar önce evlenmiş olduğu kocasını kaybeden kadın dünyaya küser. Bu hayattın bir anlamı yoktur ve bu yüzden kendisini eve kapatır. Günler, aylar bu şekilde geçip giderken arkadaşın ısrarı üzerine dışarı çıkmaya razı olur. Dışarıda karşısına çıkan adamı görünce büyük bir şaşkınlık geçirir. Görmüş olduğu adam ölen kocasına o kadar çok benziyor ki sanki kendisi. Adamla tanıştıktan sonra hayatı tamamen değişecektir.
Following the death of his wife, a young father's hold on reality crumbles, and a strange presence begins to stalk him from the shadowy recesses of the apartment he shares with his two young sons.
Ruhların sonsuzluğu nerede geçireceklerine karar vermek için bir haftaları vardır. Joan hayatının aşkı ile genç yaşta ölen ilk aşkı arasında imkansız bir seçimle karşı karşıya kalır.
Voyager 1'e cevaben Dünya'ya barış mesajı getiren bir uzaylının gemisi düşünce, yakalanmaktan korkan pilotu bir insan kimliğine bürünerek sıvışır. Jenny'nin ölmüş kocasının yerine geçen uzaylı aslında çok iyi biridir ve ilk başta zor olsa da olsa genç kadının güvenini kazanmayı başarır. Birlikte uzaylı dostlarının onu gelip alacağı Nevada çölüne doğru zorlu bir yolculuğa çıkarlar. Bu arada yetkililer bu dünya dışı varlığı ele geçirip üzerinde deneyler yapmaya kararlıdır. Müthiş bir kovalamaca başlar.