An 18 year-old girl reluctantly gives her baby up for adoption. As time goes by, her yearning for the baby gets bigger and she visits the adoption center to ask if she can have the baby back.
Silahlı bir soygun suçundan hapse giren Wayland, hapiste kaldığı 15 yılın ardından özgürlüğüne kavuşur. Memleketine geri dönen Wayland burada üç çocuğuna bakmaya çalışan, bekar bir anne olan eski sevgilisi Dolores ile karşılaşır. Yeniden bir araya gelmelerinden kısa bir süre sonra Wayland, ailenin yanına taşınır ve farkında olmadan ihtiyaç duyulan bab figürü haline gelir.
Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.
A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.
Bir grup teknisyen yakın zamanda büyük bir işe kalkışacaktır. Bu sıradan bir iş olmayacaktır. Aynı zamanda yasal olmayan ve aşırı derecede tehlikeli bir iştir. Ama artık bu durumdan sıkılmışlardır. Çünkü her geçen gün para konusunda daha sıkıntılı dönemlere girmeye başlarlar. Bu günleri atlatmak için tek bir çare vardır. Bu da rahat bir yaşam için güzel bir plan yapmak olacaktır. Doğu Asya'nın en güvenli gümrüklerinden birisinden para çalacak olan teknisyenler, bunu sadece 40 dakika içerisinde yapmak zorundadır. Aksi halde başları büyük belaya girecektir. Çalmak istedikleri para ise tam 150 milyon dolardır.
Babasına hayran bir kız çocuğu olan dokuz yaşındaki Jin-hee, babası tarafından Seoul yakınlarında bir yetimhaneye geri alınmamak üzere bırakılır. Fakat Jin-hee babasının bir gün döneceğine inanmaktadır ve bu inançla bırakıldığı yere uyum sağlamamakta direnir. Evlat edinmek üzere batılı çiftlerin ziyaretlerde bulunduğu yetimhanede artık bekleyiş hakimdir. Koreli yönetmen Lecomte'un kendisi de çocukken evlat edinilerek Fransa’ya götürülmüş ve film de yönetmenin kendi anılarından esinlenerek yapılmıştır.
Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.