Dizi, ABD'de caz çağı olarak adlandırılan ve 1920'li yılların simgesi haline gelen, güzel, yetenekli ve asi roman yazarı Zelda Sayre Fitzgerald'ın yaşamını anlatır. Hikaye, henüz hiç bir kitabı yayınlanmamış F. Scott Fitzgerald (Gavin Stenhouse) ile Zelda'nın tanışmadığı dönemde başlar. İlk karşılaşmalar, tutkulu ve çalkantılı aşk olayları anlatılır. Kurdukları cennet, evliliklerinin ardından birer cehennem çukuruna dönüşür. Çılgın partiler, onur kırıcı sözler, kıskançlıklar, alkol ve zina ile yıkılan hayaller ilerleyen yıllarda akıl hastalığı ile mücadeleye varır.
Lucy Albright ve Stephen DeMarco üniversitede tanıştıklarında, sıradan görünen seçimlerin geri dönülmez sonuçlara yol açtığı, hayatı şekillendirici o yaştadırlar. Kısa sürede sadece kendi hayatlarını değil, çevrelerindeki herkesin hayatını kalıcı olarak değiştirecek bağımlılık yaratan bir ilişkinin içine düşerler.
New Jersey'deki işçi sınıfı Yahudi bir ailenin gözünden anlatılan alternatif bir Amerikan tarihi, bir havacı-kahraman ve yabancı düşmanı popülist olan Charles Lindbergh'in cumhurbaşkanı olup ulusu faşizme doğru döndüren siyasi yükselişini izliyor.
17 yaşındaki Annie Jacobson, görüşmesine izin verilmediği için hiç tanıyamadığı dedesinin ona Kanada'da ücra bir ada miras bıraktığını öğrendikten sonra durumu araştırmak için adaya gitmeye karar verir. Bu onu gömülü sırlara, beklemediği bir kız kardeşe ve asla öğrenmemesi istenilen karmaşık bir aile geçmişine götürür.
Bir balıkçı teknesi gizemli bir şekilde ortadan kaybolur ayrıca Trident nükleer denizaltısı HMS Vigil'de şüpheli bir ölüm olayı yaşanır. Amy Silva olayı araştırmak için Vigil denizaltısına gider.
Seks, yalanlar ve dolu silahlar.
Sophie, New England'ı bırakıp Doğu Teksas'a taşınır ve zengin bir sosyetik kadının çekim alanına girer; burada bir grup ev hanımı ölümcül sırlar saklamaktadır.