Married couple's son is hit by a car and killed. Their marriage comes very close to falling apart, and while they're working back toward their relationship, they learn about a son born to a former girlfriend of the husband's; the child may be his. And then...
Bill ve Kate üniversitedeki oğulları için duygusuz bir evliliği sürdüren bir çifttir... Oğulları pek mutlu görünmese de onun okuldaki 17 kişiyi (hocalarını, arkadaşlarını ve kendisini) öldürdüğünü duyduklarında şok olurlar. Herkes ve basın onları canavarlar olarak görürken acılarıyla baş etme ve hayatlarına devam etme mücadelesi verirler. Kavgaları sürdükçe birbirlerinden başka kimseleri olmadığını daha da iyi anlarlar...
Toby Wolff ve boşanmış annesi için 1950'lerin yaşamı hiç de eğlenceli değildi. Hayata tutunamamış iki özgür ruh ülkeyi bir uçtan bir uca dolaşarak Kuzeybatı Pasifik'te yerleşmeye karar verirler. Burada hayatın daha iyi olacağını umarlar.
Mutlu bir evlilikleri olan Becca ve Howie Corbett’ın (Nicole Kidman & Aaron Eckhart) yaşamı, oğulları Danny’nin bir trafik kazasında ölmesi ile alt üst olur. Çift karşılaştıkları bu yoğun acı ile baş etmeye çalışırken, bir taraftan da kendi ilişkilerinin çıkmazları ile karşılaşır.Howie’nin acısı onu tuhaf bir nostaljiye kaptırır ve geçmişini yeniden sorgulatırken, Becca’nın yas süreciyle başa çıkma yöntemi çok daha farklı olacaktır. Becca oğlunun ölümünden sorumlu olan Jason (Miles Teller) adlı genç ile bir dostluk kurar ve onun dünyasını anlamaya çalışır. Acı Corbett çiftini farklı seçimlere sürüklerken, tehlikeli ve sürprizlerle dolu bir kendini keşfetme süreci onları beklemektedir.
Karısından yeni boşanmış, hayat boyu kaybetmeye mahkûm John, bir partide gayet hoş, seksi Molly’yle tanışır. İşler iyi gider, sonra Molly’nin 21 yaşındaki oğlu, filme adını veren Cyrus, sahneye çıkar. Ana-oğul arasında öyle sıkı bir ilişki vardır ki John epey rahatsız olur, ama ikisi arasında kendine bir yer açmak için mücadeleyi elden bırakmaz.
Mildred Pierce, dönemin tipik kadın portresinin sıradan bir ürünü gibidir. Ancak kendisini aldatan kocası kısa bir süre sonra kendisini terk eder. Mildred, bir anda kendisini daha yalnız ve daha güçlü bir halde bulur. Artık çevresindeki herkese bağımsızlığını ve kusursuzluğunu ilan edecektir. Önünde ise kızının velayetini almak üzere bir dava vardır.
Telly Paretta, 9 yaşındaki oğlunun ölüm acısıyla başa çıkmaya çalışan üzgün bir annedir. Psikiyatrının ona aslında hiç var olmayan bir çocuğun hayalini 9 yıl boyunca yaşattığını söylemesi üzerine büyük bir şaşkınlık yaşar. Fakat Telly, benzer bir olay yaşayan başka bir hastayla karşılaşınca, oğlunun varlığını ve kendisinin deli olmadığını ispatlamaya çalışır.