The Late Marilyn immerses us in the last days of Marilyn Monroe. Through the actress' own quotes, writings and reflections on life, work, love, success and loneliness we discover another facet of the icon.
Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.
Sevgilisi tarafından terk edilen bir kadın, eski sevgilisinin gelip eşyalarını almasını bekler. Efendisinin kendisini terk ettiğinin farkında olmayan köpeğiyle bir başına kalan kadın, terk edilmesiyle yüzleşmeye çalışır. Üç günlük bekleyiş süresince sadece 1 kere dışarıya çıkan kadın, bir bidon benzin ve bir balta alır. Bu süreçte kadın, çaresizlik hissinden, umutsuzluğa, türlü ruh halini yaşar.
Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.
Dışarıdan bakıldığında Helen (Ashley Judd) mükemmel bir hayata sahiptir Çekici bir kocası, mutlu bir ailesi, güzel bir evi ve başarılı bir kariyeri vardır O aslında büyük bir depresyon geçirmektedir Bu zor zamanlarında öğrencisi Mathilda (Lauren Lee Smith) ile arkadaş olur Helen ve onunla benzer ruhsal sorunlar yaşayan Mathilda, birlikte bir çıkış yolu bulmaya çalışır...
94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.