The plot focuses on an ordinary family living in one village in the taiga. Father works as a driller and mother as a nurse. It would seem that everything is fine with them, but suddenly father begins to drink and draws his wife into it, leaving his son without supervision.
Sean Durkin'in yazıp yönettiği The Nest, bir girişimci olan Rory'nin, Amerikalı eşi ve çocuklarını kendi anavatanı İngilitere'ye dönmeye ikna etmesini ve ailenin burada yeni bir başlangıç yapmaya çalıştığı sırada yaşananları anlatıyor. Rory, son derece hırslı bir girişimcidir. Amerikalı eşini ve çocuklarını banliyödeki rahat yaşamlarından ayrılarak kendi anavatanı İngiltere’ye taşınmaya ikna eder. Burada bir fırsat yakalayan Rory, eski firmasına katılır ve muhteşem bir malikane kiralar. Kısa bir süre sonra bu çekici yeni başlangıcın ve evliliklerinin altında yatan nahoş sırlar ortaya çıkacaktır.
In a suburban landscape, the lives of several families interlace with loss, despair and personal crisis. Esther Gold has lost focus on all but caring for her comatose son, Paul, and neglects her daughter and husband. Lawyer Jim Train is devoted to his career, not his family. Helen Christianson wants to find a new spark in life, while Annette Jennings tries to rebuild hers.
Krallığın Anahtarları, A. J. Cronin tarafından 1941 tarihli Krallığın Anahtarları adlı romanından uyarlanan 1944 Amerikan filmidir. Film, John M. Stahl tarafından yönetilen Nunnally Johnson tarafından uyarlandı ve Joseph L. Mankiewicz tarafından çekildi.
Middle-aged widow Beatrice Hunsdorfer and her daughters Ruth and Matilda are struggling to survive in a society they barely understand. Beatrice dreams of opening an elegant tea room but does not have the wherewithal to achieve her lofty goal. Epileptic Ruth is a rebellious adolescent, while shy but highly intelligent and idealistic Matilda seeks solace in her pets and school projects, including one designed to show how small amounts of radium affect marigolds.
Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.