The why is an experiential meditation on death, on loves lost, the duality of mind, and ultimately the nature of attachment and memory turned obsession.
Gerçek bir bilgisayar dehası olan Qohen Leth, hapsolduğu işinden ayrılıp eski bir şapelin yıkıntıları içerisinde içine kapanık, yalnız bir hayat sürmeye başlar. Bu tek kişilik hayatındaki tek uğraşı Yönetim tarafından kendisine verilen gizlice projeyi yürütmektir. Yönetim, yaşadığı yere 'Sıfır Teorisi' adlı teorinin varlığını kanıtlaması için özel bir bilgisayar sistemi ve programı kurar; eğer başarılı olursa da hayatın anlamsızlığını kanıtlamış olacaklardır. Saatlerce çalışmasına rağmen başarılı olamayan Qohen, Bainsley adlı çekici bir kadının hayatına dahil olmasıyla iyice delirmenin eşiğine gelir. Üstüne Bob adlı genç bir adamın projeye dahil olması işleri iyice tuhaflaştırır.
Bu şaşırtıcı psikolojik gerilim bir devlet hapishanesinde 26 mahkumun kobay olarak seçilmesi, mahkum ve gardiyan rollerini paylaşmaları ve bir simülasyon oluşturmaları üzerine. Günler geçtikçe oyuncular rollerini gerçekle karıştırmaya başlayacaklar. Güç, tahrik ederken gerilim artacak ve deney kontrolden çıkacak!
Richard Young satılığa çıkarılan evine yıllar sonra geri döner. Evinin her köşesine baktığında hayatından izler görür ve yaşadığı anlar her bir noktada yeniden canlanmaya başlar. Ancak eşi benzeri olmayan bu ev, sadece Richard Young’ın değil, kuşaklar boyunca pek çok kişinin hayatında iz bırakmıştır. Bu evin anıları, geçmişten günümüze yüzyıllarca sürecek bir yolculuğun başlangıcı olur.
Gizli Kimya, insanoğlunun kökenlerini ve aşkın entrikalarını keşfe çıkan korkunç bir olaylar dizisiyle bütünleşmiş karmaşık bir aşk hikâyesi anlatıyor. Shane Carruth 2004 yılında Sundance´te Jüri Büyük Ödülü kazanan Primer / Kapsül´ün ardından gelen bu yepyeni filminde, yaşı olmayan bir organizmanın yaşam döngüsüne kapılarak bir araya gelmiş bir kadın ve adamı konu ediniyor. Mahvolmuş hayatlarının parçalarını bir araya getirmeye çalışırken ikilinin kimlikleri bir hayale dönüşüyor. 2013 yılının en merakla beklenen filmlerinden Gizli Kimya, Sundance´ın ardından şubat ayında Berlinale´de uluslararası prömiyerini yaptı...
Gelmiş geçmiş en kışkırtıcı filmlerden biri olarak görülen acımasız Dönüş Yok!'un ardından çektiği bu ilk uzun metrajlı filmi, Gaspar Noé'nin tabiriyle "psikedelik bir melodram". İlk gösterimi 2009 yılında Cannes'da yapılan Boşluk, transa benzer görsel üslubu ve birinci şahıs gözünden öznel anlatımıyla epey tartışma yarattı.Filmi, Tokyo'da küçük çaplı işler çeviren uyuşturucu satıcısı Oscar'ın gözünden izliyoruz. Oscar bir gece bir polis baskınında yakalanır ve vurulur. Ölüm döşeğinde, ruhu dünyadan ayrılmaya direnir ve kız kardeşi Linda'yı korumak üzere kızın peşine düşer.
Yakın gelecekte Cameron Turner'ın ölümcül bir hastalığa yakalandığı teşhis edilmiştir. Karısını ve oğlunu kederden korumak için deneysel bir çözüm sunulur. Sevgi, kayıp ve fedakârlığa dair bu düşündürücü keşifte kaderlerini değiştirmek kararında zorlanır.