Parlak günleri çok eskilerde kalan bir aktör, hâlâ geçmiş başarılarıyla övünmektedir. Ama yaşadığı beklenmedik bir olay onu gerçekte kim olduğuyla yüzleşmeye zorlar.
Ricky Gervais yedi yıllık aradan sonra ilk stand-up'ında alametifarikası olan iğneleyici tarzıyla ünlüleri, ölümlülüğü ve her şeyi üstüne alınan bir toplumu hedef alıyor.
Ricky Gervais, kendi fâniliği de dâhil hiçbir konuda lafını esirgemediği, acımasızca dürüstlük içeren bu stand-up gösterisinde yaşamı, ölümü ve dünyanın durumunu ele alıyor.
Oyuncu olma hayalleri kuran ve bir sosisli sandviç tezgâhında çalışan Bobby Taylor, ismi bile sorunlu olan istismar türündeki film "Jivetime Jimmy's Revenge" için seçmelere katıldığı için büyükannesinin tepkisini çeker. Tinseltown Stüdyoları, Bobby’yi başrolde oynatmaya karar verdiğinde, Bobby bir dizi çelişkili rüya görmeye başlar; bu rüyalar Hollywood’daki Afro-Amerikan stereotiplerini hicveder niteliktedir. Bobby, kariyer hedefleri ile küçük kardeşi için olumlu bir rol model olma arzusu arasında bir denge kurmak zorundadır.
86 yaşındaki Irving Zisman (Johnny Knoxville), en benzersiz yoldaşları ile birlikte Amerika boyunca seyahat etmektedir, yani 8 yaşındaki Grandson Billy (Jackson Nicoll) ile birlikte. Yol boyunca Irving genç ve etkileyici Billy’i çocuk yetiştirme terimine anlam katacak insanlarla, yerlerle ve durumlarla tanıştırır. İkili erkek striptizcilerle, canı sıkılmış çocuk güzellik yarışması adaylarıyla (ve onların aynı derecede sıkkın anneleriyle), cenaze evi yasçılarıyla, bisikletçi bar patronlarıyla ve bir sürü masum vatandaş ile karşılaşırlar. Gerçek olmayan durumlardaki gerçek insanlar, tam bir komedi yaratmaktadır...
Ricky Gervais, insanlığın sonu temalı bu stand-up komedisinde politik doğruculuk ve aşırı hassasiyet konularında tartışmalı görüşlerini paylaşırken yine tabuları yıkıyor.
Başarısız komedyen, hasta kedisini görmek ve karmaşık geçmişiyle yüzleşmek için Austin, Texas'a geri döner. Üstelik eski sevgilisi ve onun yeni kız arkadaşı ile kalır.