Russell Banks'ın romanından deneyimli senarist ve yönetmen Paul Schrader'ın beyazperdeye uyarladığı filmde, Wade Whitehouse, yaşamının dönüm noktasındadır. Herkes ona hayatıyla ilgili emirler vermektedir. Buna, kızını görmesine izin vermeyen eski karısı, patronu ve Belediye Meclisi üyesi de dahildir. En yakın arkadaşının bir geyik avı sırasında Boston'lu bir sendikacıyı yanlışlıkla vurmasıyla sessiz New Hamshire kasabasının sukuneti bir anda bozulur. Wade bunun bir kaza olmadığına inanmaktadır.
Son derece mutsuz bir evlilikleri olan David ve Amy, boşanmaya karar vermişlerdir. Araları son derece açık olan karı koca, birlikte yaşayacakları hayatlarının en kabus dolu yolculuğuna çıkmak üzeredirler. Arabaları ıssız bir taşra otoyolunda bozulunca, yaşlı ve kendi halinde bir adamın işlettiği ıssız bir otelde konaklamak zorunda kalırlar. Fakat odalarına yerleştiklerinde bulacakları kasetler, kabusun ilk adımı olacaktır. Kasette korkunç işkence görüntüleri vardır ve kolayca girdikleri bu otelden çıkmanın o kadar da kolay olmadığını artık anlamışlardır.
Noel akşamıdır. Frank Harrington her yıl yaptığı gibi karısını ve çocuklarını arabayla Noel kutlaması için kayınvalidesinin evine götürmektedir. Ancak bu sene, ilk defa, hayatının en büyük hatasını yapmak üzere olduğunu bilmeden, kestirmeden gitmeye karar verir. Ormanda etrafına ölüm saçan beyaz elbiseli gizemli bir kadın belirir. Yoldaki tabelalar erişilmesi mümkün olmayan bir kasabayı işaret etmektedir. Kilometreler bitmek tükenmek bilmeksizin birbirini izlerken artık Harrington'lar kontrol edemedikleri tek bir arzunun pençesinde kıvranmaktadırlar; izledikleri yoldan kurtulabilmek. Ancak kabus daha yeni başlamıştır... Sinirlerinizi gerecek, vahşi, bir anlamda komik, gece kadar karanlık olan bu filmde sıradan bir ailenin dağılıp yok olmasını soluğunuz kesilerek izleyeceksiniz...
Los Angeles polis departmanından iki dedektif, genç bir kızın cinayetini araştırmak üzere güneşin hiç batmadığı ıssız bir Alaska kasabasına gönderilir. Gün ışığı yüzünden şiddetli uykusuzluk çeken dedektif Will Dormer, ana şüpheli olan yerel bir yazarla vicdan sınırlarını zorlayan tehlikeli bir kedi-fare oyununa sürüklenir.
An American school teacher in England drives past an abandoned car late one night, unaware that the driver was the victim of a murder. As she comes to terms with the realization, seemingly supernatural events start to affect the gothic manor she lives in with her husband.