Franklin şehre yeni gelmiştir ve arkadaş edinmeye çalışır fakat her zamanki taktikleri Peanuts çetesine etki etmez. Büyük Ahşap Yarışı yaklaştığında bunun yeni arkadaşlarını etkilemek için bir fırsat olduğundan emin olur ve partneri olmayan diğer tek çocukla, Charlie Brown'la birlikte çalışır.
Daha çocuk olmasına karşın paraşüt sörfü yapmaya çalışan ve çok sevmesine rağmen başarılı olamayan, bu yüzden arkadaşları tarafından alaya alınan bir çocuk filmin ana temasını oluşturuyor. Çok önemli bir görev için çocuğun NASA’da astronot olan babası ve dedesi uzay yolculuğuna gönderilir. O da gizli bir şekilde uzay aracına binerek babası ve dedesinin maceraları arasına katılmayı planlamaktadır. Arkadaşlarının yardımı ile bu planını gerçekleştirmeye çalışır.
İrlanda doğumlu Keegan, üzücü bir kaybın ardından İspanya doğumlu arkadaşı Moya ve sihirli bir geyik sürüsü ile tehlikeleri ve umutsuzluğu dans ederek aşmayı öğrenir. Bu keyifli öyküde dans ve eğlence "Riverdance"in ödüllü bestecisi Bill Whelan imzalı yeni şarkılar eşliğinde buluşuyor.
Karikatür, hikayenin anlatıcısının bir tanıtımıyla başlar. Ana karakterlerden biri olan şövalyeler ve kana susamış ejderhalar hakkında bir kitap okuyan Çocuk tanıtılır. Babası bir canavar gördüğünü iddia ederek aceleyle gelir. Oğlan babasına bunun sadece bir ejderha olduğuna dair güvence verir, babası panikler ve korkuyla köye koşar.Oğlan daha sonra Ejderha'nın inine gider ve burada vahşi bir canavarla değil, utangaç, şiiri seven bir yaratıkla karşılaşır. Ejderhanın ne kadar güzel bir yaratık olduğunu görünce şaşırsa da, Çocuk onunla arkadaş olur. Köye geri döndüğünde Çocuk, Ejderha Katili Sir Giles'ın geldiğini keşfeder. Ejderhaya onunla savaşması gerektiğini söylemek için koşar, ancak Ejderha asla savaşmadığını duyurduğunda hayal kırıklığına uğrar. Çocuk, Sir Giles'ı ( orijinal hikayedeki gibi St. George değil) ziyaret eder ve Sir Giles'ın yaşlı bir adam olduğu ortaya çıkar. Çocuk, Sir Giles'a Ejderha'nın asla savaşmayacağını söyler ve onu ziyaret etmeye karar verirler.
Shakespeare´in klasik komedisinin bu çağdaş yorumunu sinemaya uyarlayan, televizyon ve sinema dünyasının en büyük, kült yönetmenlerinden Joss Whedon. Whedon´ın Buffy, Angel ve The Avengers gibi daha önceki projelerinden izleyicilere tanıdık gelecek birçok oyuncunun kadrosunda yer aldığı film ABD´de haziran ayında gösterime girecek.
Özgün metne sadık kalarak sadece on iki günde çekilen bu karanlık, seksi ve kimi zaman absürd aşk hikâyesinin kahramanları, dünyanın en uyumsuz âşıkları Beatrice ve Benedick. Film Benedick ve arkadaşı Claudio´nun yurtdışındaki bir seferden zaferle dönüşüyle açılır. Sivri dilli Benedick, Claudio´ya aşk meseleleri hakkında takılıp durur. Benedick aşkı küçümsemektedir, tıpkı yıllardır düşmanı bildiği Beatrice gibi. Gözünü aşk bürümüş Claudio evlenmeye karar vermişken Benedick ile Beatrice de "tatlı savaş"larını hakaretlerle sürdürür...