A reporter, fired after refusing to give names to a 1951 House Un-American Activities Committee, takes a part-time job as companion to an old lady. While working she overhears a noisy argument in the neighboring house, being conducted largely in German and involving her HUAC prosecutor. She begins to investigate, enlisting the help of the FBI Agent initially detailed to surveil her.
A homicide detective goes undercover as a patient to investigate a psychotherapist he believes is linked to a strange double murder. As his therapy sessions continue the line between fantasy and reality begins to blur.
Avery (Jones) hayatını tekrar rayına oturttuktan sonra rekabetçi bir yüzücü olarak üniversiteye geri döner. Ancak kendisi ve iki arkadaşı (Bonds, Casseus) yanlışlıkla cinayetle suçlanıp cezaevine konduğunda hayatı beklenmedik bir dönüş alır.
New York’lu kuzenler Vincent ve Anton büyük paralarla oynanan ve kazanmanın milisaniyelerle ölçüldüğü Yüksek Frekanslı Alım Satım oyununu oynamaktadır. Milyoner olma hayali kuran kuzenler Kansas’tan doğruca New Jersey’e uzanan bir fiber optik kablo döşemek isterler. Ancak hiçbir şey bu ikili için kolay olmayacaktır. Ekibin beyni Anton, üçkağıtçısı ise Vincent’tır. Kuzenler bu Don Kişotvari maceralarında birbirlerini ve etraflarındaki herkesi kırılma noktalarına getirirler. Güçlü, zehirleyici ve kendi çıkarları için başkalarını kullanan bir tacir olan eski patronları Eva Torres ise sürekli enselerinde bitmekte ve onları kendi oyunlarında yenmek için elinden geleni ardına koymamaktadır.
Bu şaşırtıcı psikolojik gerilim bir devlet hapishanesinde 26 mahkumun kobay olarak seçilmesi, mahkum ve gardiyan rollerini paylaşmaları ve bir simülasyon oluşturmaları üzerine. Günler geçtikçe oyuncular rollerini gerçekle karıştırmaya başlayacaklar. Güç, tahrik ederken gerilim artacak ve deney kontrolden çıkacak!
Halka, Halka 2 ve Karanlık Sular gibi korku şaheserlerinin yönetmeni Hideo Nakata, bu kez sanal dünyanın korkularına ve endişelerine dair, interneti canlı, yaşayan bir mekânlar dizisi olarak hayal eden bir psikolojik gerilimle beyazperdeye geliyor.Steve McQueen’in Açlık filminin de senaryosunu yazan Enda Walsh’ın bir oyunundan uyarlanan Chatroom, karizmatik William’ın açtığı bir sohbet odasında buluşan bir grup genci izliyor. Nowhere Boy filminde John Lennon’ı canlandıran Aaron Johnson’ın oynadığı William arkadaşça, yardımsever yaklaşımıyla saf gençleri kandırır. Kendi felaketine doğru ilerlerken, gerçek dünyadaki insanlara tahammülü yoktur William’ın. Yeni kurbanları Jim, Eva, Emily ve Mo, sanaldan gelen gerçek bir tehditle karşı karşıyadır.