Yaz Saati, bir burjuva ailesini ve anlaşmazlıklarını, bellek ve aile kavramlarının yaşlandıkça değişen anlamlarını, nesnelerin bu süreçte oynadıkları rolleri sorgulayarak ilerliyor. Muazzam bir sanat koleksiyonu olan anneleri ansızın ölünce kırklarındaki üç kardeş, farklılıklarına rağmen birbirleriyle anlaşmak zorunda kalırlar. Tasarımcı olan Adrienne, üniversitede profesör olan Frédéric ve güçlü bir iş adamı olan Jérémie, aile eşyalarından vazgeçerken çocukluk anılarının, geçmişlerinin ve gelecekle ilgili planlarının da yok oluşuyla yüzleşirler.
Şehir büyüdükçe merkezden uzaklaşan ve kenara itilen bir ev... Bu evde başlarının çaresine bakmaya ve elbette büyümeye çalışan dört çocuk: Jack, Julie, Sue ve Ned. Babalarının ani ölümünden sonra, anneleri de nedeni bilinmeyen amansız bir hastalığa tutulmuştur. Beklenen gerçekleşir ve anneleri de hayata gözlerini yumar. Birbirlerinden ayrılacaklarına ve yetimhaneye gönderileceklerine emin olan çocuklar, annelerini evin bodrumuna çimento bir tabutun içine gömerler. Bu olay üzerine her biri kendi dünyasına çekilir.
Bay ve Bayan Glass, anne ile babaları bir trafik kazasında ölen 16 ve 11 yaşlarındaki iki kardeşin velayetini alırlar. Sorunlar da böylece başlar. Güvenilir eski komşular olan Glass çifti, bu öksüzleri Malibu'daki lüks evlerine alırlar. Ancak Bay Glass'in arkadaşça olmaktan çok uzak tavırları nedeniyle bu ev altın bir kafese dönüşür. Olaylar, deneyimli bir TV yöneticisi olan ve parlak pozisyonunun tüm avantajlarından ve 16 yaşındaki Ruby'nin serpildikçe artan cinsel cazibesinden yararlanan Daniel Sackheim ile gelişir.
Batı Massachusetts kırsalında yaşayan 11 yaşındaki Lacy 1991 yazını evde, kendi hayal gücünün ve annesi Janet'ın (Julianne Nicholson) ilgisinin etkisinde geçirir. Aylar geçtikçe hayatlarına üç ziyaretçi girer, hepsi de Janet'tan ve büyüleyici doğasından etkilenmiştir. Lacy yalnız kaldığı anlarda öyle olağanüstü ayrıntılarla dolu bir iç dünya deneyimler ki, bu durum dış dünyaya sızmaya başlar. Pulitzer ödüllü oyun yazarı Annie Baker bir çocuğun zamanının nasıl geçtiğine dair deneyimini ve annesine küsen bir kızın tarif edilemez duygularını bu ilk filminde benzersiz bir ustalıkla yansıtıyor.