Broadway'de yönetmenlik yapan Arnold Albertson fazlasıyla çapkın bir adamdır ve karısı Delta ile olan evliliği dahi bu durumu değiştiremez. Son zamanlarda birlikte olduğu Isabella"Izzy" Patterson ise umut vaat eden bir oyuncu olabilecek bir hayat kadınıdır. Arnold, Izzy'e yardımcı olmayı ister. Ona göre şu an yaptığı işi bırakıp oyunculuk alanında kariyer yapabilecek yeteneğe sahiptir. Ancak bu kararı hem iş hem de özel hayatında büyük karışıklıkların yaşanmasına neden olacaktır.
Başrollerinde Jennifer Aniston, Owen Wilson ve Kathryn Hahn'ın olduğu komedi filminin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen isim Peter Bogdanovich.
Aşk, çapkın ve yakışıklı bir adamın yol kenarında duran genç ve güzel bir kadına sıçrattığı çamurla ortaya çıkıyor. Küçük bir yerde büyümüş olan kadının doğal tavırlarından etkilenen adam da hem romantikliği hem de nezaketiyle kadını etkiler. Her şey yolundadır ancak söz konusu evliliğe gelince bakış açıları farklıdır; kadın ister ancak adam pek de yanaşmaz buna. Adeta bir kedi fare oyunu başlar...
Tom Winston karısının ölümünden sonra üç çocuğunu tek başına büyütmek için mücadele ediyor. Büyüleyici ve güzel Cinzia Zaccardi ile bir konserde tanıştıktan sonra, onu bir dadı olarak işe alır. Tom'un haberi olmadan, Cinzia aslında otoriter babasından kaçan Avrupalı bir sosyetedir ve yemek pişirme, temizlik veya çocuk yetiştirme konusunda kesinlikle hiçbir deneyimi yoktur. Ancak Tom'a karşı bir ilgisi var.
New York'lu mimar Natalie çocukluğunda romantik komedi filmlerini sevse de artık acı gerçekle yüzleşmiştir; romantik komediler sahte ve gerçeklikten uzaktır. Artık yetişkinliğe erişmiş olan Natalie'nin tek hedefi şehrin bir sonraki gökdelenlerine imzasını atabilmektir. İşinde yükselmek isteyen genç kadın ne kadar çabalasa da şehri güzelleştirecek binalar tasarlamak yerine ofisin getir götür işleriyle meşgul edilmektedir. Ancak bu da yetmezmiş gibi günün birinde bir soyguncuyla karşı karşıya gelir ve bilincini kaybeder. Uyandığında ise hayatı en büyük kabusuna dönüşmüştür; bir romantik komedi filmine... Romantik komedi filmlerinin klişelerini birbiri ardına yaşayan genç kadın, kendini bir anda anlamlandıramadığı bir dünyada bulur. Bir film sahnesine dönüşen bu hayatında filmin sonu mutlu olacak mıdır?
Danny Muldoon, a Chicago policeman, still lives with his overbearing mother Rose. He meets and falls in love with Theresa Luna, whose father owns the local funeral parlour. Naturally, his mother objects to the relationship, and Danny and Theresa must either overcome her objections or give up the romance.
Para içinde yüzen zengin yat sahibi Leonardo, şımarık, kendini beğenmiş ve kaba bir adamdır. Eğlenceye düşkün olan Leonardo'nun hizmetinde çalışan insanlara karşı da oldukça kaba bir tutumu vardır. Bekar anne Kate de Leonardo'nun hizmetinde çalışanlardan biridir. Günün birinde Leonardo, bir yat kazası sonucunda hafızasını kaybeder. Onu kurtaran Kate'in ise oldukça orijinal bir intikam planı vardır.