A cut-and-paste sexploitation movie in the vein of Al Adamson's other Stewardess movies using footage from the eurocrime thriller Der Arzt von St. Pauli (1968)
In a daring robbery, some $300,000 is taken from the Italian mob. Several mafiosi are killed, as are two policemen. Lt. Pope and Capt. Mattelli are two New York City cops trying to break the case. Three small-time criminals are on the run with the money. Will the mafia catch them first, or will the police?
Michael’ın babası ona daima şu öğüdü verdi: Dürüst bir hiçkimse olmak, sahtekar birisi olmaktan iyidir. Ama Michael, bir medyum olarak şehir şehir dolaşıp insanları ölüleriyle iletişim kurdurmakta bir yanlışlık görmüyordu Ve bir gün kaçırıldı. Boğazına bıçak dayanmışken bunu bir fırsat olarak gördü. Bıçağı tutan psikolojik sorunları olan adamı iyileştirmeye çalışıtı. Bunun sonucunda televizyon ünlüsü bir medyum oldu. Tüm ülkenin huzurunda yüksek profilli gizemli cinayetleri aydınlatmaya başladı.
Jahkor, asla babası gibi olmak istemeyen bir gençtir. Suça bulaşıp hapse düşen babası da asla oğlunu hapiste görmek istemez. Ancak Jahkor da kendisini parmaklıklar ardında bulur. Annesiyle birlikte yaşayan ve sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Jahkor, Oakland’da rap yapma hayalleri kuruyordur. Dünyadaki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken yanlış yola sürüklenen Jahkor tıpkı babası gibi hapis cezasına çarptırılır. Hapishanedeyken babası ile kendi hayatı arasında bir bağ kuran Jahkor, bu süreçte kendisini suça iten insanları, koşulları düşünür ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.
Miami’nin önde gelen mafya tetikçisi Cuda (Banderas), patronu Estelle’in (Kate Bosworth) siber seks kaçakçılığı işine bulaştığını ve arkadaş olduğu genç bir kız olan Billie’yi (Zolee Griggs) tehlikeye attığını öğrenir. Cuda, hayatını ve ailesiyle ilişkisini kurtarmak için kendi suç örgütünü yıkmaya karar verir. Genç dövüşçü Stray (Mojean Aria) ile iş birliği yaparak Billie’yi kurtarmaya çalışır, ancak bu süreçte mafyanın hedefi haline gelir. Film, Cuda’nın kefaret arayışını ve fedakârlıklarını konu alıyor. Banderas’ın güçlü performansı öne çıksa da, klişe bir hikâye ve yavan senaryo eleştirilmiştir.