Elbette ki ölüler sırlarının tümünü yanlarında götüremezler, ancak ortaya dökülenler ne kadar feci olursa olsun yine de bu evde yas tutmak zorunlu. Aile sırlarıyla geleneklerin çatışmasını işleyen Beç Tavuğu Olmak Üzerine, Shula’nın geceyarısı boş bir yolda amcasının cesedini bulmasıyla başlıyor. Cenaze süreci ilerlerken Shula ile kuzenleri, ailelerinin gizli kalmış sırlarını gün ışığına çıkarıyor. Bazen komik, bazen korkunç, gerçeküstü ve hareketli bu film, kendi kendimize söylediğimiz yalanlarla hesaplaşıyor, bittikten çok sonra bile insanın ruhunda geziniyor. Büyük beğeni toplayan Ben Cadı Değilim’in (2017) yönetmeni Rungano Nyoni, bu gerçeküstü hikâyede anavatanı Zambiya’nın karmaşık meseleleriyle toplumsal gerçeklerini ele almaya devam ediyor.
McTeaguslarla tanışmaya hazır mısınız? Bütün işe yaramayanların sonuncusu bu ailede. Hepsi marangozluktan yetişti ve zengin amcalarının malvarlığını sahiplenmek istiyor...ancak o henüz ölmedi! Michael J. Fox, Kirk Douglas ve Nancy Travis yaramazlıklarıyla sizleri çok güldürecek. Ailesi eski usülle zengin olmaya çalışan Joe Amca (Douglas) banka yolunda gülme krizi geçiren bunamış ve çok rahat kandırılabilen biridir. Öbür yandan da muhteşem pizza dağıtıcısı bir kız Joe'nun hemşiresi olur ve onun bu hastaya karşı gösterdiği tutum tehdit edici bir hal almaya başlar. Bunun üzerine uzun zamandır kayıplarda olan kuzen Danny'i (Fox) ararlar ancak Joe'nun gözleri bir kere açılmıştır ve bu yaşlı adamın kalbini ısıtacak yolu bulmuştur. Ama Danny'nin kız arkadaşı (Travis) onu bu kötü durumdan kurtaramaz. Danny çok yakında bir grup akbabanın öncüsü olacaktır.
Julia, 40 yaşlarındadır ve emlakçılık yapan bir adamın yanında ev satmaya çalışmaktadır. Satmaya çalıştığı apartmanlardan birinde ölü bir adam ve 300 milyon Peso bulmasının ardından, kendi patronunun çevresinde birlik olmuş, olağan dışı apartman sakinlerinin kızgınlığına karşı koymaktan başka çaresi kalmamıştır. Kara mizah şüpheyle başlayıp şiddete dönüşür.
Arjantin sinemasının bu yılki en nitelikli ve eğlenceli sürprizlerinden Saygın Vatandaş, Nobel edebiyat ödülünü kazanmayı düşüş olarak gören bir yazarı gözlemliyor. Avrupa’da yaşayan Daniel, Arjantin’de büyüdüğü, romanlarının beslendiği kasabadan gelen daveti kabul eder. 40 yılın ardından ilk kez kasabaya gittiğinde kendisini bir girdap gibi yükselen, trajikomik durumların içinde bulur. Mizahtan bir an bile vazgeçmeyen film, kültür, şöhret, edebiyat, sanat ve insan davranışları üzerine hınzırca sorular sorarken izleyiciyi kasabanın cehaletiyle yazarın kibrinin ortasına konumlandırıyor.
Mirasını bırakmak için kaybolan varisini bulmak isteyen yaşlı bir kadın farkında olmadan bir üçkâğıtçıyı ve sahtekâr bir medyumu kiralayınca, Alfred Hitchcock'un alaylı diliyle çekilmiş bu gizemli gerilim filminde işler garipleşmeye başlar. Bruce Dern ve Barbara Harris, yaşlı kadının uzun zamandır kayıp olan yeğenini (William Devane) arayan çifti canlandırıyor. Bu esnada yeğen rolündeki Devane ise güzel sevgilisi (Karen Black) ile fidye için zengin bir Yunan iş adamını kaçırıyor. Gerilim ve komediyi de beraberinde getiren sonu gelmeyen bir gizem, cinayet ve kargaşa...