Bu yapımı takip etmek ve bölümleri işaretlemek için giriş yap.
Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yap.
Bunları da sevebilirsiniz
Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film6.5
Dram
İki evli adamın paylaştığı beklenmedik itiraflar, hayatlarını ve ilişkilerini yeniden düşünmelerine neden olur. Üçlemenin ilk filmi olan Cinsellik kimlik ve arzunun sınırlarını cesur ve samimi bir dille inceliyor.
Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.
Paul, a 20 year old midwesterner, arrives at the central bus station and quickly catches eyes with Wye, a 22 year old girl voguing on the sidewalk. After Paul seeks her out in secret, an intense love between them blossoms. But when Paul discovers Wye is trans, he is forced to confront his own identity and what it means to belong.
Birkaç genç, siyah adam San Francisco kentinin Oakland-bölgesinde yer alan Fruitvale adlı BART geçiş istasyonunda protesto eylemi yaparlar. Polisler tarafından geri püskürtülmeye çalışılan eylemcilerin sesi, duyulan birkaç el silah atışıyla kesilir… Sonraki sahnelerdeyse 22 yaşında olan ve Area Körfezi bölgesinde yaşayan Oscar adlı delikanlıyı görürüz. Dünya henüz Noel arifesindedir. Fakat Oscar Hayward'da işleri yoluna koymakla mücadele etmektedir. 2008'in son gününde yanında ailesi, arkadaşları, düşmanları ve hatta tanımadığı yabancıları alarak 'sınırları' geçecektir…
Kaja, küçük kız kardeşi Emilie ile birlikte Norveç'in Utøya adasındaki bir yaz kampına katılır. 22 Temmuz'da kamp katılımcıları, Oslo'daki Hükümet binasının olduğu bölede bir bomba patladığını haber alırlar. Ancak kendileri şehirden uzakta bir adada oldukları için güvendelerdir. Kısa süre sonra silah sesleri duyulur ve kampçılar bunun bir tatbikat olmadığını anlayarak hızla kaçmaya başlarlar. Kaja, Emilie'nin yanından kısa süreliğine ayrılır. Fakat geri döndüğünde onu çadırında bulamaz. Her yerin son derece tekinsiz olduğu bir ortamda, genç kızın kardeşini bulabilmek için yakınlardaki ormana girmekten başka çaresi kalmamıştır